31 Aralık 2013 Salı

Pratik Yılbaşı Pastası




Kuzey'in anaokulunda kutlayacakları yılbaşı partisi için hazırladığım bu pastayı yapmak 15 dakika sürüyor. Çok lezzetli ve hafif bir pasta çok tatlı sevmeyen Kuzey bile bayılarak yiyor. Son anda yılbaşı sofrasına dahil etmek isteyenler için tarifi hemen aşağıda;













Malzemeler:

2 tane hazır Uno pastaban
1 kahve fincanı damla çikolata
200gr bitter çikolata
200ml krema
Muz
Toz şam fıstığı
üzerini süslemek için bonibon ya da herhangi küçük şeker

Kreması için;
Bir cezveye kremayı dökün ve bitter çikolataları içine kırın, krema kaynamadan yavaş yavaş çikolata eriyene kadar karıştırın.Daha sonra bu karışımı bir kaba koyup buzdolabına kaldırın. (kremasını bol seviyorsanız 1,5 ölçü yapabilirsiniz)

Pastaban'ları üçgen şeklinde kesin. Kalın katı alta koyun ve üzerini pekmezli su ile hafifce ıslatın, evde pekmez yoksa herhangi bir reçelki su da olabilir. Ben genelde fırça ile sürmeyi tercih ediyorum çok ıslanırsa dağılabiliyor. Buzdolabında biraz dinlenmiş ve hafif koyulaşmış kremayı bir kat sürün burda tamamen damak tadınıza göre kalın bir tabaka da sürebilirsiniz ince bir tabakada. Üzerine dilimlediğiniz muzları dizin ve biraz da damla çikolata. Pastabanın ikinci katını kapatın ve üzerini yine pekmezli su ile hafif ıslatın. Aynı işlemi üçgen kestiğiniz ve üstekinin hemen altına yerleştirdiğiniz pastabanlar için de uygulayın ve en son bütün pastanın üstünü incecik krema ile kaplayın.
Üzerine ağaç görüntüsü vermek için şam fıstığı tozu dökün ve bonibonlarla istediğiniz gibi süsleyin.

Ben normalde bu pastanın altına kestiğim parçalardan ağaç gövdesi de yapiyorum ancak okula göndereceğim büyüklükte bir tabağım olmadığından ve bu tabaga sığmayacağı için bu sefer yapmadım.

Herkese umut dolu, bereketli bir sene dilerim. Çocukların ölmediği, kadınların işgence görmediği ve tüm insanların haksızlığa uğramadığı, umut dolu, sevgi dolu bir sene olsun hepimiz için...





11 Aralık 2013 Çarşamba

Kar ve Browni



Şuanda dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Ben bugün evimin valisi olarak Kuzey'e okulu tatil ettim, ananesine gidecek, belki dedesiyle kardan adam bile yaparlar. Evde olup onunla kar oynamayı çok isterdim ama malum çalışan annenin dramı volume 1500 olarak işe gitmem gerektiğinden sabah uykusunda kocaman bir öpücük kondurup gıdısına evden çıktım.

Tam şu anda en çok isteyeceğim şey evimde camın kenarına kurulup, üzerime sıcacık bir battaniye çekip dışarıyı izlerken miss gibi AysuntheSütçü sütüyle yaptığım nescafe'min yanında nefisss bir browniyi hüpletiyor olmak. Evet tam şuanda eve ışınlanmak ve bu sahneyi yaşamak istiyorum! Işınlanma teknolijisini halen hayatımıza sokamamış bilim adamlarına ayrıca teessüf ediyorum.

Şimdi canımız browni istedi ya mükemmel bir tarifim var ama dikkat bağımlılık yapar bi haftada 3 kere pişirmişliğim var!

Tarif çok güzel bir insana lacivertgibi blogunun sahibesi Gülsev'e ait. Sitesinden aynen kopyalıyorum birbirinden şahane diğer tarifleri için mutlaka siteye girin, sık kullanılanlara ekleyin, yapın, yiyin, mutlu olun :)


Malzemeler
  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 150gr tereyağ
  • 200gr bitter küvertür
  • 3 yemek kaşığı kakao

Haydi yapalım

  • Tereyağ ve çikolatayı karıştırmak suretiyle eritilir, çikolata iyice eriyince ılınması için bir kenarda bekletilir. Oda sıcaklığında bekletilmiş yumurta ve toz şeker yoğurt kıvamını alıncaya kadar çırpılır. Ardından erimiş ılınmış çikolatalı karışımıda eklenip bir miktar karıştırılır. Son olarak elenmiş kakao, un ve kabartma tozu eklenerek son karışma işlemi tamamlanır. Tereyağla yağlanmış kalıba dökülüp 30 dakika önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirilir. Leziz...
Browninin çikolata ölçüsü 200gr olduğu için lezzeti nefis oluyor, nemli bir yapısıda cabası, hafif ıslak.



Nefis browniyi bir güzel yedikten sonra o enerjiyle çıkın dışarı ve harika bir kardan adam yapın, ama alışılmıştan biraz farklı olsun, mesela bunun gibi;



4 Aralık 2013 Çarşamba

Korsan Temalı Doğumgünü



Kuzey'in doğumgünlerini bugüne kadar hep evde yaptım son 2 senedir de bir tema belirleyip bu temayla ilgili süslemeler, hazırlıklar yapiyorum. Geçen sene temamız Süper Kahramanlar'dı detaylarını buradan okuyabilirsiniz.

Kuzey, Jack ve Varolmayan ülkenin korsanları çizgi filmini çok severek izliyor. Biraz da benim pinterestte gördüğüm harika fikirlerden etkilenerek Kuzey'i de etkilemem sonucu bu senenin temasını "Korsan Partisi" olarak belirledik. Ve  Korsan temalı tamamen ev yapımı 5 yaş doğumgünü kutlamamız oldu :))


Geçen sene hazırlıkları aman yetişir nasılsa diyerek son haftaya bıraktığım ve iki ayağım bir pabuçta çok zorlandığım için bu sene neredeyse 1 ay önceden ufak ufak hazırlıklara başladım. Eşim de sağolsun kes yapiştir işlerinde baya yardımcı oldu :)


İlk sıra da gelecek tüm çocuklar için yapılacak keçe'den korsan şapkaları vardı, bunlarla başladım. Önce internetten bir şapka kalıbı buldum, ancak bu kalıp küçük geldiği için kendim biraz büyütterek yeni bir kalıp çıkardım ve bunu kullandım. 15 şapkayı dikmek çok ciddi zaman istiyor sağolsun kayınvalidem de yardımıma yetişip, dikiş işinde çok yardım etti





Korsan dediğinin bir de kılıcı olur değil mi?! Kuzey'in dedesi tüm çocuklar için tahtadan kılıçlar yaptı. Geçekten çok güzel oynadılar. Kılıcı tahtadan yapmak istemeyenler için gazete kağıdından ya da kartondan alternatiflere bakabilirler.









Pinterestte gördüğüm ve bayıldığım masayı yelkenliye benzetme fikrini de uygulamaya çalıştık. Tahtalarmız biraz daha büyük olsa daha güzel olurdu ama yine de eğlenceli oldu :)

Etrafı korsan bayraklarıyla donattık :)

Bol boooll siyah balon şişirdik :)















Sokak kapısına "cesaretin varsa gir" diyen bu yazıyı asıp, balonlarla süsledik. En çok hoşuma giden süslemelerden biri oldu açıkçası :)












Yemek masası çocuklara aitti. Çocuklar için menü; ev yapımı hamburger, soğan halkası, kaşar peyniri, kağıttan gemilerin içinde balık krakerdi. Masayı korsan hazineleri olarak para şeklinde çikolatalarla süsledim. Cam şişelerde yazdan aldığım vişnelerle yaptığım vişne suyundan ikram ettim.

Kağıttan gemilere balık kraker doldurdum. Bir de üçgen şeklinde kestiğim kaşar peynirlerinin üstüne "köpek balığı" dişi yazdım ama onun fotografını çekmemişim :(

Yazmadan geçemeyeceğim köftelerini annemin hazırladığı hamburgerlerin ekmeklerini de sağolsun Beeves Steakhouse 'dan aldık. Sevgili Duygu'nun ricasiyla ekmekler konusunda yardımcı olan Beeves'e çok teşekkür ederim :)







Annelere için ise  mısır unlu pırasalı kek, kırmızı pirinçli salata, pazılı arnavut böreği, irmikli toplar ve 5 yaş kurabiyeleri vardı. El açması böreği sağolsun annem yaptı, herkesin bayıldığı kurabiyeler ise canım arkadaşım Ezgi'nin tarifi. Bu kurabiyeler inanılmaz lezzetli çocuklar da anneler de bayıldılar, Ezgi'nin tarifini blogunda bulabilirsiniz, muhakkak deneyin!























Her sene olduğu gibi bu sene de doğumgünü pastasını ben yaptım. İçi muzlu ve çikolatalıydı. Dışında da tabi ki kuru kafa korsan vardı. Nedense kurukafa yapmayı pek beceremiyorum :) Fotoğrafı Facebook'ta paylaştığımda bir arkadaşım "pek güleçmiş rahmetli" diye yorum yaptı :))) Galiba gerçekten öyleymiş! 


Kuzey'in doğumgününe gelen arkadaşları için hazırladığımız torbalarda korsan konulu kitap ve makarna lütfen'in hediyelik hazırladığı paketlerden hediye ettik. Bunların yanında giderken yanlarında korsan şapkalarını ve tahta kılıçlarını da götürdüler.









Gerçekten doğumgününü evde yapmak, her detayıyla ilgilenmek çok yorucu. Her akşam işten gelip gece yarılarına kadar hazırlıklarla ilgilendim doğumgünü sonrası konuşamayacak kadar yorgundum. Hatta saat 20:00'da Kuzeyle birlikte yattım. Uyumadan önce Kuzey şöyle dedi " anne keşke her dün doğumgünümüz olsa değil mi? Bugün çok oynadım ve çok eğlendim. İyi ki sen benim annemsin, sen çok iyi bir annesin" dedi. İşte tüm yorgunluğum uçtu gitti. Belki bu doğumgününü yaşı gereği ileride hatırlamayacak ama arkadaşlarıyla gönlünce eğlendiği, herkesin ilgisiyle ve sevgisiyle dolduğu bugün eminim ruhunda yer edecek. Kendisi için yapilan bu kadar hazırlık, bizim için ne kadar değerli olduğunu ona hissettirmesi benim için yeterli. Doğumgününden beri her gün doğumgününde ne kadar eğlendiğini ne kadar güzel vakit geçirdiğini anlatıyor bir anne için en güzel mükafat budur.
:))

Kuzey'in için en zevkli kısım tabi ki hediye açma zamanı :) Birbirinden güzel hediyelere çok sevindi


İyi ki doğdun Kuki!


Şimdi ufak bir hediyem olacak. Çocuğuna Korsan temalı doğumgünü yapmayı planlayan 1 kişiye; 10 kişilik doğumgünü için Korsan temalı tabak, plastik bardak, siyah masa örtüsü, peçete ve pipetleri süslemek için korsan bayrağı, Duvarları süslemek için korsan temalı bayraklar, yiyeceklerin üzeri için Jack temalı daire içindeki kahramanlar printlerinden renkli bastırıp hediye edeceğim. Ama kesme işleri annelere ait :))Bunun için yapmanız gereken blogu takibe almak ve herhangi bir sosyal medya aracında duyurmak, çekilişi 11 Aralık akşamı yapacağım.

Korsan partisi detaylarını beğendiniz mi ? Bu arada ben şimdiden seneye ne partisi yapsam diye düşünmeye başladım bile :)








25 Ekim 2013 Cuma

Haftasonu ne yapsak?

Bu haftasonu hava durumu sitelerinin müjdelediği üzere hava güzel olacak. Ben de fırsattı kaçırır mıyım hemen Kuzey'le birlikte yapabileceğimiz etkinliklere göz attım ve katılabileceğimiz güzel etkinlikler buldum.

 Belki siz de tam şu anda benim gibi "bu haftasonu nereye gitsek" diye düşünüyorsunuzdur diye paylaşayım dedim, ne demiş ünlü bir düşünür :) Hayat paylaşınca güzel!




SSM Sakıp Sabancı Müzesi Dünya Bu Eser İçin Çok Küçük 5-6 Yaş

Çocuklar, onlar için hazırlanmış beyaz bir galeri, kamusal alan ve doğa maketleri için soyut biçimler tasarlayacaklar. Küçük büyük algısı, objenin mekanı var etmesi, soyut figür gibi kavramları tartışacaklar. Küçültülmüş dünya içine büyük eserler yapıp yerleştirecekler.
27 Ekim Pazar 11.00-13.00 (5-6 Yaş) / 14.00-16.00 (5-6 Yaş)
Rezervasyon için 0216 550 97 62 nolu telefonu arayabilir ya da ssmegitim@sabanciuniv.edu adresine elektronik posta gönderebilirsiniz



ISTANBUL MODERN Foto-Çizgiler
5-7 Yaş
Fotoğraf ve resim sanatı arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların ele alındığı atölye çalışması bu iki sanat formunu Erol Akyavaş’ın çalışmalarından esinlenerek buluşturmayı amaçlıyor. Çocuklar sanatçının mimari yapı görüntülerinin üzerine yaptığı çizimlerden oluşan
sanat çalışmalarını değerlendirerek programa başlıyorlar. Uzman eşliğinde sergi gezisinin ardından atölyede onlar için hazırlanan fotoğraflar üzerine çizimler ve boyamalar yaparak sanat çalışmalarını tamamlıyorlar. Böylece, farklı sanat formlarını birlikte kullanarak sanatsal becerilerini geliştiriyorlar.
Etkinlik Tarihleri:
5-7 Yaş: , 27 Ekim'te saat 15.00'te,



DAVULUMDAN MASALLAR

Davulumdan Masallar; oyucu/anlatıcının müzikler yaparak masalı anlatmasını ve masal içinde oluşturduğu oyunlara çocukları aktif bir şekilde katmasını, aynı zamanda onlarla birlikte müzikler performe etmesini içermektedir. 


Katılım ve kayıt için 0216 445 61 71 veya 0533 423 26 55 numaralı telefonları arayınız.

Kiminle: Perküsyonist ve ritim eğitmeni Serkan Kırmızı
Nerede: Suadiye Özel İzci Anaokulu
Ne zaman?: 26.10.2013
Saat: 11.00-12.00
Adres: Eminali Paşa Caddesi, Beyaz Gül Sokak
No:6 Suadiye/ KADIKÖY 
Ücreti: 40 TL.'dir.




Biz yukarıdaki etkinliklere ek olarak yenilenen ve çok çok güzel olan Göztepe parkına gidip bool boool temiz hava alacağız.

Ya siz neler yapmayı planlıyorsunuzbu haftasonu?




22 Ekim 2013 Salı

Sade Yağ / Ghee yapımı


Bu sene Kurban bayramında kayınvalidemin memleketi Nazilli’ye gittik. Büyük şehirde doğmuş büyümüş bir “şehirli” olarak kurulan pazarlarda kendimi kaybettim diyebilirim. Dönüşte uzunca bir süre bize yetecek peynir, tereyağı ve incir stoğuyla döndüm :)

Nazilli'den aldığımız tereyağı lezzetli olmasının yanı sıra ayranlı diye tabir edilen yağı tam ayrıştırılmamış ve içinde oldukça süt içeren bir yağ. Bu yüzden bu yağ uzun süre dayanmaz, belirli bir süre sonra yağın içinde yer yer küfler oluşur. 

Yaklaşık 2kg kadar aldığım tereyağını nasıl saklayacağımı düşünürken sade yağ/ghee yapmaya karar verdim. Benim yola çıkış amacım tereyağının daha uzun dayanmasını sağlamaktı ancak araştırırken bulduklarım çok daha önemli sebepler verdi bana. Bir kere sağlık açısından çok faydalı olduğunu öğrendim, bir de köyden alınan tereyağları maalesef ki tahmin ettiğimden daha fazla “yabancı madde” içeriyordu detayları vermeyeceğim ama sanırım bir daha asla ve asla tereyağını eritip süzmeden kullanmam...

Sade yağ yoğurttan elde edilen bir yağdır. Tereyağından farkı, içerisindeki su ve diğer kuru maddeden tamamen ayrıştırılmasındadır. Tereyağı yaklaşık %80 yağ ihtiva ederken, sade yağ %99.5 süt yağıdır. Bu özellik sade yağın dayanıklılığını arttırmaktadır. 


İnternette araştırırken bulduğum bilgilere göre  Sade Yağın Faydaları şöyleymiş,
·        Besleyici ve doku yenileyicidir.
·        Hazmı düzenler, biyo-emilimi ve biyo-yararlanımı arttırır. 
·        Bağ dokuyu yağlayıcıdır. 
·        Kemik iliğini ve sinir dokusunu geliştirir ve korur.
·        Gebeliği destekler.
·        Zekayı ve tüm zihinsel fonksiyonları geliştirir.
·        Karaciğer Fonksiyonlarını destekler.
·        Bağırsaklar ve Bağ Dokudaki Enzim Fonksiyonu arttırır. 
·        Kan ve Plazmadaki tıkanıklığı önler.
·        Raf ömrü sınırsızdır.
·        Yüksek ısıya dayanıklıdır. ( 240° C’e kadar)



Sade yağın yapımı;



Tereyağını tabanı kalın bir tencereye alıp ocağın en küçük ateşine koyun. Ben 2 Kg tereyağını biraz parçalayarak koydum.





















Tereyağını tamamen eridikten sonra ocaktan alın. Üzerinde biriken köpüğü bir kaşık ya da süzgeç yardımıyla toplayıp dökün. Daha sonra erimiş tereyağına 2 su bardağı soğuk su ekleyip karıştırın.
Ve dolaba kaldırın.















Bu karışım bekledikçe yağ yukarı çıkıyor ve ayranlı kısmı dibe çöküyor. Ben yağı tencereyle birlikte buzdolabına kaldırdım. Ayranlı suyun üzerinde biriken tereyağı donduktan sonra dolaptan çıkardım ve bir bir köşesinden delik açıp ayranlı kısmı döktüm. Aynı işlemi 3 defa yaptım ve sulu kısımdan tamamen ayrılmış saf süt yağı elde ettim. 2 ayrı kavanoza böldüm ve buzdolabına kullanıma hazır şekilde yerleştirdim.









Bu ayrıştırma işlemini su eklemeden de yapabilirsiniz. Devletsah  tarifi benim uyguladığımdan biraz daha farklı, su kullanmadığı için ayranlı kısmı dökmek yerine değerlendirmiş bu tarif de uygulanabilir. 



Afiyet olsun! 




12 Ekim 2013 Cumartesi

Diyet Günlüğü

Diyet Günlüğü

18 Agustosta başladığım diyete devam ediyorum bugün itibariyle 12,5 kg verdim. Artık her gören kilo verdiğimi farkediyor. Şu yazımda neler yaptığımı az çok yazmıştım. Aynı şekilde devam ediyorum. Karbonhidrat tüketimim meyve, sebze ve bakliyattan ibaret,bunların dışında karbonhidrat olarak sadece haftada 1 kepekli makarna ve haftada 1 kepekli pirinç tüketiyorum.
 Her gün ögünlerimi mümkün olduğunca IG hesabımda paylaşıyorum. Ana öğünler dışında hiç bir şey yememeye özen gösteriyorum, arada eger akşam acıkmışsam 1 bardak süt içiyorum.

 Halen spora başlayamadım, arada bir kendimi yorgun hissetmezsem evdeki kondüsyon bisikletine biniyorum ama geçen hafta sadece 2 kere bindim. Aslında kilo verişimde duraklama olan şu dönemde bir an önce düzenli binmeye başlamam şart!

Şeyda Coşkun'un sosyal medya hesaplarında paylaştığı tavsiyeler ve gazetelerde yayınlanan menülerinden yola çıkarak kendime uyarladığım 1 haftalık listem aşağıda, bugün ne yesem diye alternatif arayanlara umarım faydası olur :)


1.Gün



Sabah: 2 Haşlanmış yumurta
Öğle: 1/2 Ananas
Akşam: 1/2 Ananas 1 Bardak süt















2.Gün



Sabah: Izgara mantar, 1 haşlanmış yumurta
Öğle: Izgara somon
Akşam: Izgara biftek, közlenmiş kırmızı biber ve az salata














3.Gün



Sabah: 1 yumurtadan omlet, peynir, domates
Öğle: Domates sosunda kepekli makarna
Akşam: Fırında palamut














4.Gün



Sabah: 1 kase çilek +3yk yulaf
Öğle: Izgara tavuk göğsü
Akşam: Taze fasülye














5.Gün



Sabah: Keçi peyniri, domates, maydanoz
Öğle: Domatesli mantarlı kepekli pilav
Akşam: 1Kavrulmuş kabak














6.Gün



Sabah: Peynir, 1 tam ceviz, domates, roka
Öğle: yeşil mercimekli, peynirli salata + tavuksuyu çorba
Akşam: Izgara palamut














7.Gün



Detoks günü;
Sabah: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Öğle: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Akşam: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın












7 Ekim 2013 Pazartesi

Örgü Bere Modelleri


Totoro en sevdiğim kahraman! Ne harika olmuş değil mi!
Kış artık kendini belli etmeye başlıyor. Şahsen ben kalın çoraplara ve şallara hızlı bir geçiş yaptım bile. 
Kış demek örgü demek benim için, örgü kıyafetler, aksesuarlar kullanmak ve eğer zamanın varsa bunları kendin yapabilmek! Bence örgü insanı inanılmaz rahatlatan bir hobi, üstelik tek faydası rahatlamak, stres atmak değil ortaya çıkan harika ürünleri kullanmak gibi de bir güzelliği var:)




Örgü örmeyi de çok severim ancak buna çok zaman bulamıyor olmam kimse için süpriz olmasa gerek :) Keşke bir gün söyle 30 saat olsa da böyle güzel şeyler yapmaya vakit bulsam!:) 

Geçen sene amigurumi aşkına aldığım rengarenk yaklaşık 30-35 yumağın beni evde mahsun bir şekilde beklerikleri geldi aklıma ve zamanında Pinterest denizinde yüzerken bulduğum, çok beğendiğim ve bir gün yapabilmeyi ümit ettiklerimi tekrar gözden geçirdim. Madem ki bitmişini paylaşamıyorum, bari yapmayı istediğim ve çok beğendiğim modelleri paylaşayım dedim :) 

Kimbilir belki bir kaç hafta sonra "
"Bakın o yazıdan sonra bu bebekleri yaptım, işte yapılışları" diye bir post yazarım. Ne derler bilirsiniz, "bir umuttur yaşatan insanı"




Dinozor sevenler için harika bir bere! Bebekler için kilot da muhteşem olmamış mı? 


















Aç tırtıl! Kuzey'in sanırım doğduğundan beri en çok okuduğumuz kitabın kahramanı:) Aslında bu bereyi yapmak zahmetli değil, başlangıç için çok uygun bir model. 


















Bu kadar sevimli bir bere hangi çocuğa yakışmaz ki?





















 Veee amigurumi Sheldon! Bazinga! bunu birgün muhakkak yapacağım!
 Bunu Kuzey'e yapabilsem havalara uçar sanırım! Starwars seven tüm cocuklar için çok güzel bir model.

İşte bu da Vecihi beresi :)) 


















Meter bereyi sevmeyecek bir tane bile erkek çocuğu var mıdır acaba :))

Ve bu da kızlar için Hello Kitty! Berenin güzelliğine mi baksam yoksa kız cocuğunun güzelliğine mi! 
















Benim favorim Totoro, ya sizin ki?












4 Ekim 2013 Cuma

Devlet okulu mu? Özel okul mu?


 "Çocuk büyüdükçe derdi de büyür" sözü bana çok saçma gelir-di.
 Bence bir çocuğun en zor dönemi 0-2 yaş arası. Bir kere ilk çocuksa ebeveynler o kadar acemi oluyor ki her şeyi hem kendileri hem bebekleri için daha da zor ve karmaşık hale getiriyorlar. İnsan ancak zaman geçtikçe ve deneyimler arttıkça daha rahat biri haline dönüşüyor.
 Çocuğun 2 yaş sonrası iletişim kuran, arkadaşlık edebilen ve sosyal paylaşımı tavan yapmış hali benim en sevdiğim hali. Kuzey 2 yaşını doldurduktan sonra her geçen günün tadına daha doyulmaz oldu, birlikte sohbet etmek, sinemaya gitmek, o haftasonu ne yapacağımızı planlamak, sevgisini ifade edişi paha biçilmez mutluluklar. Bu yüzden çocuk büyüdükçe güzelleştiğine inananlardanım ben. Tam bu yüzden "Çocuk büyüdükçe derdi de büyür" diyenlere anneliğin şanından olan bir küçümsemeyle gülerdim. Sonra anladım ki bu da doğruymuş! 
Çocuk büyüdükçe evden dışarı çıkıyor, sizin onun için kurduğunuz güvenilir, huzurlu ve "sizin tercihleriniz"e dair yaşamdan kopup hayatın içine karışıyor. Çocuğun anaokuluna gitmesiyle genelde anne-babalar ilk şoku yaşıyorlar. Bir ken bin düşünmeye başlıyorlar, aile içinde verdiklerinle okulda verilenler çatışmaya başladığında hayat karmaşıklaşıyor. Biz bu süreçlerin içinden geçtik çok şükür, ve şunu diyebilirim ki epey törpülendik. Bu yüzden yeni anaokula başlayacak annelerin kriterlerini duyunca hep bir tebessüm gelir yüzüme. Kuzusu anaokuluna yeni başlayacak annelerin gözlerinden öpüyorum, neşeli günler onları bekler :)


13 Eylül 2013 Cuma

Bu aralar ben

Bu aralar ben diyetteyim...


 Erken gençlik yaşlarından beri hep balık etli oldum, evlendikten sonra ciddi kilo aldım, en yüksek kilomdayken beklenmedik hamilelikle kiloma kilo vucuduma yük kattım. Çocuktan sonra da bir daha kilo veremedim, kısa süreli diyetler yaparak 8-10 kiloya kadar verdiğim oldu ama tam da yo-yo etkisiyle verdiklerimi almam çok kısa sürdü.



Benim kilom malesef ki sağlığımı tehtid edecek seviyeye ulaştı, yüksek tansiyon, kalp büyümesi gibi çok ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladı. Son 1 sene hariç hiç bir zaman kilomdan dolayı estetik bir kaygım olmadı, kilosu yüzünden asosyalleşmeye giden, içine kapanan birisi olmadım hiç, kafama da takmıyordum açıkcası. Son 1 yılda ise her sabah nefretle, öfkeyle uyanarak çok ciddi anlamda duygusal buhran yaşamaya başladım. 5 ay önce diyet yapmadan bazı alışkanlıklarımı değiştirmeye "çalışmaya" başladım. Mesela yaptığımız 3 tatilden de kilo almadan dönmeyi başardım, başardım diyorum çünkü geçen sene yaptığımız 10günlük  tatilden +3,5kg ile dönmüştüm!
Sosyal medya arkadaşım @vintageduygular tam o dönemde diyete başladı, bana da fırsat oldu. Onun yazdığı tariflerden bolca yararlanarak, daha önceki yıllarda gittiğim diyetisyenlerin listelerini düşünerek ve kendi zaaflarımı da dikkate alarak bir diyet yapmaya başladım. Bugün itibariyle 18Agustos'tan beri 9,5 kilo, Mayıs ayından beri de 11kg vermiş oldum. Benim gibi kilosu çok fazla olan biri için bile bu kadar fark her görenin farketmesine ve gerçekten çok motive edici yorumlarda bulunmasına sebep oluyor.
IG ve Twitter üzerinden de arkadaşlarımın sürekli motive edici yorumları gerçekten inanılmaz moralimi yükseltiyor. Her mecrada diyet yaptığımı ve kilo verdiğimi paylaşmanın sebebi, herkes bilirse diyeti bozmam ve bırakmam daha zor olur diye inanıyorum.

Bu diyette karbonhidrat çok limitli tüketiyorum, ekmek, beyaz pirinç, şeker gibi kh tüketimim tamamen sınırlı. Haftada 1 ögün kepekli makarna, 1 ögün de kepekli pirinç yiyorum.Diyete başladığımdan beri ekmek hiç yemedim ve hiç ama hiç eksikliğini hissetmiyorum.
 İlk zamanlarda kahvaltı sıkıntıydı ama şuanda ona da alıştım. Proteini bol alıyorum ama miktarını asla abartmıyorum yani bir Dukan diyeti gibi sınırsız tavuk göğsü! diye bir şey yok. Ben hayatım boyunca bir listeye bağlı beslenemedim, düzenli hap içimem, tekrar eden aynı şeylerle ilgili sorunum var. Bu diyette de bir listeye bağlı kalmıyorum.

 @vintageduygular sayesinde tanıdığım Seyda Coskun'un şu 6 günlük listesini baz alarak başladım, Seyda Coşkun'u hem IG hem de twitterdan takip ediyorum zaman zaman fotografların altında çok güzel tavsiyelerde bulunuyor, kısa süreli detoks reçeteleri veriyor. Bunları uyguladım ve çok faydasını gördüm.

Diyete başlayacaklar için fikri olması açısından daha önce posta gazetesinde yayınlanan benim yine @vintageduygular 'ın sitesinde gördüğüm bu listeden ve  benim kendime uyarladığım ve uyguladığım liste aşağıda. Ben bu listeyi diyetimin 3. haftasında kilo verişimin durduğu zamanda yaptım ve tekrar kilo vermeye başladım.

Karabugday&elma 
1. Gün :
1 elma rendeleyin, 3 yk haşlanmış karabugday, biraz limon, bol tarçın (Tarifin orjinalinde limon yok ben elmalar kararmasın diye koydum daha sonra tadını çok beğendim.
Bu tarifi sabah/öğle/akşam yiyorsunuz. Aralarda salatalık yenebilir. Ben sadece akşam 2 tane salatalık yedim.

2.Gün
Sabah: Peynir, domates, roka/maydanoz
Öğlen: Izgara tavuk göğsü
Akşam: Izgara tavuk göğsü (iki ögün aynısını yemek yerine ızgara balık da yiyebilirsiniz.)

3.gün
Sabah: 2 haşlanmış yumurta
Öğlen: 1/2 Ananas
Akşam: 1/2 Ananas + 1 kase yoğurt (ya da 1 bardak süt)

4. Gün
Sabah: 3-4 Közlenmiş kırmızı biber +biraz peynir
Öğlen: Yoğurtlu Kavrulmuş kabak+ayran
Akşam: Domatesli soğanlı taze fasülye +yoğurt

5. gün normalde buradaki sıvı günü ancak ben kendime güvenemediğimden yapmadım.


Aslında listeler, deneyimler bir yana bu sözü asla aklımızdan çıkarmamalı;
işte tüm mesele bu...
Her pazartesi o haftanın nasıl geçtiğine dair bir rapor yazmayı düşünüyorum, yediklerimin fotografı kilo farkı psikolojik gidişatla ilgili. Yazsam mı ne dersiniz?


8 Eylül 2013 Pazar

Külahta Kek


Dün güzel arkadaşım Yeşim'in lokum kızı Niloşun doğumgünü kutlaması vardı. Doğumgününün konsepti güzel Nil'in çok sevdiği dondurmaydı. Benim hemen aklıma pinterest denizinde yüzerken gördüğüm bu külahda kekleri yapmak geldi.

Çocukların çok hoşuna gitti hemen hepsi birer tane aldılar  ellerine ve keyifle yemeye başladılar. Doğumgünleri için çok eğlenceli bir alternatif. İşte tarifi;






30 Ağustos 2013 Cuma

Merhaba 30!



Evet tammmm 30 yaşındayım bugun :)) artık hala 20lerimdeyim diye gezinemyeceğim ortalıkta bunyuzden coook üzgünüm :) Şaka bir yana bugün geri de kalan 30 seneye baktığımda şükür doluyor içim... 

Çok mutlu bir çocuk oldum, çok sevilen bir kardeş oldum, çok sevdiğim bir adamla evlendim ve her geçen gün daha da severek eş oldum, hiç beklemediğim bir zamanda, çok plansız tam anlamıyla süprizle gelen evimize bereket, mutluluk getiren  Kuzey'imle  anne oldum, Derin'im doğdu teyze oldum, arkadaş oldum kimisine... 

içime uhde kalan, ah şuna da sahip olsam dediğim hiç bir şey yok bu . Bugün edeceğim şükür var sadece; ailem sağlıklı olduğu için, beni bu kadar mutlu eden gerçek anlamda hayatımın her anında bana destek gereçek bir hayat arkadaşım olduğu için, sağlıklı ve mutlu bir evladım olduğu için, sevdiğim bir sürü güzel yürekli arkadaşım olduğu için...
 Gelecek seneler için de çok büyük hayallerim yok, ailemin sağlığı yerinde olsun, oğlum mutlu büyüsün ve kısmetimizde ise kardeşleri olsun,  kuzenleri olsun buyuk ve mutlu bir aile olalım 


Hayatımda olan bana katlanman, nazımı, derdimi çeken, iyi gönümde kötü günümde yanımda olan, bir kere bile selamlamış oldugum herkes iyi ki var