1 Ağustos 2014 Cuma

www.cocuklageziyoruz.com



Biz 4 yakın arkadaş günlük konuşmalarımızda bir yere gideceğimiz zaman muhakkak birbirimize yer tavsiyesi sorarız ve hemen hemen her zaman gittiğimiz yerlerden memnun kalırız. Zamanla aramızda bu kadar çok yere gidiyoruz bunları keşke yazsak diye konuşmaya başladığımızda bu sitenin temelleri atılmış oldu. Biz 4 anne çocuklu hayatın gezmeye, tozmaya engel olmadığına inanıyoruz ve bunu birebir deneyimliyoruz. Evde bunalınca bir kafeye gitmek, çocuklarla rahat kafayla bir yemek yemek göründüğü kadar zor değil, tabi ki doğru mekanı bulabiliyorsanız. Zaten çocukla dışarı çıkmanın fikri bile insanı önce düşündürüyorken bunun üstüne gittiğiniz yerin çocuk dostu olmayan bir yer çıkması kabus gibi oluyor. Bu yüzden amacımız gittiğimiz gördüğümüz yerleri yazarak, annelerin çocuklarla rahat edeceği mekanları tavsiye etmek. 

Çocuğuyla birlikte gezmeyi seven herkesi www.cocuklageziyoruz.com 'a bekleriz. Üstelik siz de gittiğinzi ve memnun kaldığınız yerleri paylaşabilir, çocuğuyla gezmek isteyen annelere fikir verebilirsiniz.


18 Mart 2014 Salı

#fikirdenklerdeniyor ile Morhipo deneyimi




Zaruri olmadıkça alışveriş merkezine gitmekten nefret eden biri olarak uzun yıllardır bir çok ihtiyacım için online alışverişi kullanıyorum. Hobi malzemelerinden, kıyafet, oyuncak, kitap ve hatta  bozulmayacak gıdalara kadar bir çok ihtiyacımı internetten sipariş etmek çok ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor. Çalışan anne olarak, iş haricindeki zamanımı hangi yapmam gerekene yetiştirsem bilemediğimden alışverişin ciddi bir kısımını bu şekilde çözmek benim için çok önemli. Bir de benim gibi kilo nedeniyle kıyafet bulmakta zorlanan biri için istediğin bedende yüzlerce ürünü bulabilmek de inanılmaz bir nimet. Malum özel alışveriş siteleri Türkiye'de son yıllarda çok tuttu ben de sıkı bir kullanıcı olarak hemen hemen tüm alışveriş sitelerini kullandığımı rahatlıkla söyleyebilirim. 

Twitter ve IG paylaşımlarımda sık sık paylaştığım gibi Morhipo benim en çok kullandığım özel alışveriş sitelerinden. Anne gözüyle ürünleri, hizmetleri inceleyip annelere fikir veren Fikirdenk 'de geçenlerde Morhipo ile çok güzel bir çalışma yaptı ve anne bloggerların özel alışverişi deneyimleyerek yorumlamalarını istedi.
Ben yeni taşındığım için evin sonsuz ihtiyacı içerisinden "Ev ve Yaşam" bölümünden daha önceleri bir çok yerde gördüğüm kayık şeklindeki tabaklardan 2 adet sipariş verdim bir de "Çocuk" kısmından Kuzey için bir oyuncak ekledim sepetime.

27 Şubat 2014 Perşembe

+4 Yaş Çocuklar için Kutu Oyunları 1

Oyunun çocuğun hem fiziki hem psikolojik gelişimi üzerindeki pozitif etkileri neredeyse tüm psikologlar tarafından sıkça anlatılıyor. Çocuk oyun oynarken en saf, en içten şekilde kendisini ifade ediyor.
Hayat eşiyle World of Warcraft sayesinde tanışmış biri olarak "oyuncu" bir aile olduğumuzu söylememe gerek var mı bilmiyorum. Evimizde her çeşit dijital oyuncak ve envai çeşit kutu oyunu var. iPad, Playstation, Xbox, Ps Vita gibi aslında çoğu psikolog tarafından kullanılması tavsiye edilmeyen bu dijital oyuncaklar bizim ailemizin çok içinde olduğu için küçük yaşından beri tamamen yasaklamak yerine limitli kullanımına izin verdik ve bugüne kadar henüz olumsuz bir etkisini görmedik.
Benim Kuzey'le oyun oynarken yaşadığım en büyük zorluğun sebebi yaratıcılığımın sıfır olması. Oyun kurmakta ve o oyunu zenginleştirmekte o kadar zorlanıyorum ki genelde hiç bulaşmamayı tercih ediyorum. Anneliğimin en zayıf yanlarından biri bu ama çok şanslıyım ki Serdar benim bu açığımı kapatacak kadar başarılı bu konuda.

Kuzey'in büyümesiyle ve kutu oyunlarını oynayabilmeye başlaması bana ilaç gibi geldi. Tabi ki hayalgücünü besleyen oyunların faydası kadar olmasa şimdi çocukla ne oynayacağım yahu? diye düşünürken hayatımı kurtaran, yüzümü güldüren kutu oyunlarımızı yazacağım.

Belki ne oynatsak, neyle oynatsak diye düşünen birilerine faydası olur. Bu yazıyı yazmayı Kuzey 4 yaşındayken aklıma koymuştum ama bir türlü tamamlayamamıştım o yüzden önce +4 yaş oyunlarını yazacağım bir sonraki yazıda da şuanda oynadığımız harika oyunları yazacağım.


Hafıza Kartları; Neredeyse 2 yaşından beri en çok oynadığımız oyun sanırım hafıza kartları.Amaç kapalı olan kartlardan aynı şekilde olan iki kartı bulmak. Bizim kullandığımız kartlar surat ifadelerini ve duyguları gösteren kartlar olduğu için hem bunları öğrenmesi hem hafızasının gelişmesi açısından çok faydalandığımız zevkli oyunların başında geliyor.

16 Ocak 2014 Perşembe

Mozaik Pasta

Mozaik Pasta aslında çok sevdiğim bir tatlıdır ama nedense bu zamana kadar hiç aklıma gelip de yapmadım. Kuzey'in doğumgünü için okula klasik bisküvi pastası yapmıştım o zamandan baya bir biskuvi artmıştı ve dolapta duruyordu. Bir akşam otururken yine rahat durmayıp yahu bir mozaik pasta yapayım dedim. Övünmek gibi olacak ama ilk denemem Kuki'nin tabiriyle 10 numara 10 yıldız olmuştu. Hepimiz bayıldık ve afiyetle yedik. Acemi şansıdır diye düşündüğüm tarifi Kuzey'in sürekli ısrarları üzerine diyette olmama rağmen dün yine yaptım. Sadece ucundan minicik bir parça tattım ve sonuç gerçekten 10 numara 10 yıldız :))) Merak etmeyin ben diyette olduğum için bana öyle gelmiş olabilir diye düşüp annemin, babamın da yorumlarını aldım :)

İnternette tariflere bakarken çoğu tarifte yumurta gördüm, çiğ yumurta bana çok ters o yüzden yumurtalı tarifleri okumadan geçtim. En güzel tarifi cafe fernando vermiş, büskivileri de kendi yapmış muhakkak bu tarifi de deneyeceğim ama bu seferlik daha hızlı yapabileceğiniz, pratik versiyonun tarifini paylaşacağım;

Mozaik Pasta


1,5 Paket Petibör Bisküvi
1 Kutu krema (200ml)
100 gr tereyağı
160gr bitter çikolata (2 tane 80gr'lık kare)
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı dövülmüş fındık
2 yemek kaşığı keçi boynuzu tozu ya da Kakao

Tereyağını ocakta eritin ve eridikten sonra sütle karıştırın.
Ganaş için kremanızı ocağa koyun ve üzerine kırdığınız çikolataları ekleyin ve karıştırarak çikolataları eritin. Burda dikkat edilmesi gereken krema kaynamayacak çikolataları eritecek kadar ısınacak bu yüzden ocağı en düşük ayarında yakmakta fayda var. Çikolata eridiğinde ben karışımı iyice ılınana kadar bekletiyorum ki ısı ile biskuviler yumuşamasın ve sert kalsınlar.
Geniş bir kaba bisküvileri çok küçük olmayacak şekilde kırın üzerine tereyağ süt karışımını, ganaş karışımını, fındığı ve arzunuza göre keçi boynuzu tozunu ya da kakaoyu ekleyin.
Streç filmi 2 kat yaparak tezgaha yayın, üzerine karışımı uzunlamasına dökün ve streç filme sarın. İlk aşamada üçgen şekli vermek mümkün olmuyor. Üçgene yakın bir şekil verip buzdolabının buzluk kısmına atın 1 saat sonra nispeten sertleşmiş karışımınıza daha rahat şekil verebilirsiniz.
Buzdolabında en az 3 saat beklemesi gerekiyor ancan akşamdan yapıp ertesi güne kadar bekletmek en doğrusu. Üzerini Hindistan cevizi ve ya toz şam fıstığı ile süsleyebilirsiniz, benim favorim sade hali.

İçerisine kuru üzüm, badem, şam fıstığı gibi çeşitli kuruyemişler ekleyebilirsiniz bizim gurme sıpa tercih
etmediği için kullanmadım ama kullanıp lezzeti daha da çeşitlendirmek mümkün.

Son not diyetteyseniz bu tariften uzak durun :)


6 Ocak 2014 Pazartesi

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN AİLE PLATFORMU (ÜYÇAP)

Ülkemizde üstün yetenekli çocuk olmak şans mı, şanssızlık mı ve biz kimiz?
Biz üstün yetenekli çocuk annesi olan 2 anneyiz. Üstün yetenekli çocuk yetiştirmenin keyifli anlarının yanında hiç de azımsanmayacak zorluklarını yaşayan kişiler olarak diğer annelere yardım etmek, bilgi paylaşımında bulunmak, sorunlarımıza çözüm bulmak amacı ile bir aile platformu oluşturmaya karar verdik.

Peki neden?
Nüfusumuzun % 2 si “üstün yetenekli “ kişilerden oluşuyor fakat buna karşı ülkemizde üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine yönelik çok az şey yapılıyor.”Farklı” olan bu çocuklar doğru anlaşılmadığı ve doğru yönlendirilmediği takdirde çoğu zaman tembel, anormal,yaramaz ,dikkatsiz ve ya yeteneksiz damgası yiyerek eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalabiliyor. MEB yeni düzenlemeler ile üstün yetenekli çocuklara destek eğitimi yapacağını belirtse bile, destek eğitim odalarında ve okulların mevcut kadrolarında sıkıştırılmış eğitimler yeterli olmuyor. Buna ilave olarak da resmi kurumlardan gerekli desteği bulamayan veliler çoğu zaman başvurdukları özel kurumlardan da maddi ve manevi zarara uğrayabiliyorlar. Bunu bizzat deneyimlediğimiz gibi birçok velinin de aynı durumda olduğunu üzülerek görüyoruz. Bazı velilerin memnun kaldığı üstün yetenekli çocuklara hitaben yapılan atölye çalışmaları ise genellikle çocuklar için yeterli olmamaktadır. Üstün yetenekli çocuklar için gerekli olan müzik, sanat ve spor alanlarında ise eğitim yok denecek kadar azdır. Facebook grubumuzda üyelerimiz sık sık çocuklarının eğitimlerinde yaşadığı sıkıntıları paylaşmaktadır. Aşağıda bununla ilgili 2 örnek mevcuttur.
Bir grup üyemiz çocuğu ile ilgili şu durumu paylaşmıştır:
“Bizim için ödev tam bir kabus.Bu günümüzden örnek vereyim. Sabah elinde “100 adımda bilim” kitabıyla kahvaltıya oturdu. Kahvaltı sonrasında “zihni sinir projeler” kitabını büyük bir keyifle inceledi. Bir proje de kendisi çizdi. Basket kursuna gitti. Geldiğinde çok yorgun olduğunu ödev yapamayacağını söyledi, ancak bu esnada “icatlar” kitabını okudu. Elinde bir kağıt kalem fizik kimya birleşiminden iki proje daha çizdi. Ödevini hatırlattıkça başka başka kitaplar okudu. Sonrasında ikna oldu tek işlem yapmadan matematiği kafasında çözerek sonuçlarını yazdı. İşlem yap oğlum dediğimde tepki gösterdi. Okuldaki mutlu bir anınızı yazın ödevine yok yazdı. Enerji tasarrufuna ilgili ödeve kimyasal formüller kullanarak şekiller çizdi su olmazsa karbondioksit olur kuraklık olur anlamına gelen bir proje çizdi vb…En büyük problemimiz yazı yazmak .Okula düz yazı yazmayı bilerek gitti. El yazısına öğretmeni tarafından zorlandı, tepki gösterdi. Öğrendi ama yazı yazmayı bıraktı. Ödevleri gereksiz tekrarlar olarak görüyor ve sınıftada yazı yazmayı reddediyor. 10 kıta İstiklal Marşı ezberle ödevini çok sevdi ezbere biliyordum dedi. Tüm kıtaların anlamlarını araştırdı özenle, bir çıktı alıp çantasına yerleştirdi. Osmanlı devletini kimler yönetiyordu sorusuna padişah vezir ve sultanlar yanıtını verdi. Sultanlar kelimesini bir türlü kaldırtamadım, o zaman kadın ya da hatunlar diyebiliriz dedi. Bugün ödev okuması gereken “boz sıpa” kitabını okumayı red etti. Yatarken rahatsız oldu birlikte tiyatrolandırarak okuyalım dedi. Bütün kitabı bana okuttu. Ödevlerinin bitmesinin rahatlığı ile uyudu.”
Diğer bir grup üyemiz anaokulunda yaşadığı şu durumu paylaşmıştır:
“Oğlum 2 yaşında kendince resim yapmaya başladı. Ancak renkleri ögrenmek konusunda inatçıydı. Sürekli siyah boya kullaniyordu. Renkli yapmasını istedigimde kabul etmiyor bildigini okuyordu. 3,5 yasinda yuvaya gönderdim. 3 gun sonra eve geldiginde yuvaya gitmek istemediğini, yuvada kurallar olduğunu onun özgürlük istedigini söyledi. Ozellikle resimlerinde renk kullanmasi icin baskı yapıldığını fakat bunu istemediğini belirtti. Ben de öğretmenleriyle konuştum, oğlumun surekli siyah tercih ettigi icin (giysileri için de gecerliydi) depresif olmasindan endise ettiklerini soylediler. Ama hayir oğlum mutlu bir cocuktu. Ben renk konusunda israr edilmemesini istedim. Zor da olsa format dışı uygulamayi kabullendiler. Gerci farketmeyecekti, oğlum kararlari konusunda dirençlidir daima.  Sonuc olarak siyah boyayla yapilan ciziktirmeler yavas yavas muhtesem kara kalem tablolara dönüştü. Halen renk kullanma konusunda hevessiz olsa da özellikle Van Gogh tablolarini taklit etmekten keyif aliyor.”
Bu 2 örnekde de velilerimiz çocukları için uygun yolları kendileri bulmuşlardır. Bazı çocuklarımızın aileleri ise uygun yolları bulamamakta, sonuç olarak okulda uyumsuzluk yaşayan çocuğun  tasdiknamesi verilerek okuldan uzaklaştırılmaktadır. Ne kadar acıdır ki geleceğimiz için bu kadar önemli olan potansiyeller anlaşılamadıkları için harcanmaktadır. Aile ve çocuk hak ettiği eğitimi alamadığı gibi çoğu zaman okul idaresi tarafından kötü davranışa maruz kalmaktadır.
Hedefimiz
Üstün yetenekli çocukların ailelerini bu konuda bilinçlendirmek.  Bu şekilde ailelerin eğitim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak, donanımlı , yetkin anne-babalar olabilmelerine imkan vermek  bununla birlikte verimli, sağlıklı, mutlu ve kendini gerçekleştirebilmiş çocuklar yetiştirmek.

Çocuğumuza zeka testi yaptırdık ve üstün yetenekli çıktı, şimdi ne olacak?
İşin bundan sonrası gerçekten zor, çünkü bu konuda velilerin kafası oldukça karışık. Biz de tam  bu alanda ailelere uzmanlarımızla ve deneyimlerimizle yardımcı olmak istiyoruz.

Neler yapacağız?
Şubat ayında ilk veli toplantımızı gerçekleştireceğiz. Uzman sunumunun ardından veli sıkıntıları, eğitim süreçlerinde yaşanan zorluklar vb. aklınıza gelebilecek her türlü konuda veli paylaşımları olacaktır. Velilerimizin sorduğu sorular uzman tarafından cevaplanacak ve deneyimler paylaşılacaktır. Toplantılarımız tüm anne-babalara açık ve ücretsiz olacak, isteyen herkes katılabilecektir. Çocuğuna test yaptırmış olan anne babaların yanında bu konuya ilgi duyan, çocuğuna test yaptırıp yaptırmamak konusunda kararsız olan veya sadece destek vermek isteyen diğer anne babaları da toplantımıza bekliyoruz.
Thomas JEFFERSON’un dediği gibi “en büyük eşitsizlik , eşit olmayanlara eşitmiş gibi davranmaktır”.
Üstün yetenekli çocukların topluma faydalı insanlar olabilmeleri için bilinçlenmiş ebeveynlere ve üstün yetenekli çocuklara uygulanan özel eğitime ihtiyaç vardır. Bu aynı zamanda anayasal bir haktır. Bu oluşumda bize destek olmak isteyenleri mutlaka facebook grubumuza üye olmaya davet ediyoruz.  Yaşamı farklılıkları ile kabul eden herkesin desteğini bekliyoruz, sevgilerimizle…

Twitter adresi: ÜYÇ AİLE PLATFORMU    @UYCAP
Email: flzgnsr@gmail.com

31 Aralık 2013 Salı

Pratik Yılbaşı Pastası




Kuzey'in anaokulunda kutlayacakları yılbaşı partisi için hazırladığım bu pastayı yapmak 15 dakika sürüyor. Çok lezzetli ve hafif bir pasta çok tatlı sevmeyen Kuzey bile bayılarak yiyor. Son anda yılbaşı sofrasına dahil etmek isteyenler için tarifi hemen aşağıda;













Malzemeler:

2 tane hazır Uno pastaban
1 kahve fincanı damla çikolata
200gr bitter çikolata
200ml krema
Muz
Toz şam fıstığı
üzerini süslemek için bonibon ya da herhangi küçük şeker

Kreması için;
Bir cezveye kremayı dökün ve bitter çikolataları içine kırın, krema kaynamadan yavaş yavaş çikolata eriyene kadar karıştırın.Daha sonra bu karışımı bir kaba koyup buzdolabına kaldırın. (kremasını bol seviyorsanız 1,5 ölçü yapabilirsiniz)

Pastaban'ları üçgen şeklinde kesin. Kalın katı alta koyun ve üzerini pekmezli su ile hafifce ıslatın, evde pekmez yoksa herhangi bir reçelki su da olabilir. Ben genelde fırça ile sürmeyi tercih ediyorum çok ıslanırsa dağılabiliyor. Buzdolabında biraz dinlenmiş ve hafif koyulaşmış kremayı bir kat sürün burda tamamen damak tadınıza göre kalın bir tabaka da sürebilirsiniz ince bir tabakada. Üzerine dilimlediğiniz muzları dizin ve biraz da damla çikolata. Pastabanın ikinci katını kapatın ve üzerini yine pekmezli su ile hafif ıslatın. Aynı işlemi üçgen kestiğiniz ve üstekinin hemen altına yerleştirdiğiniz pastabanlar için de uygulayın ve en son bütün pastanın üstünü incecik krema ile kaplayın.
Üzerine ağaç görüntüsü vermek için şam fıstığı tozu dökün ve bonibonlarla istediğiniz gibi süsleyin.

Ben normalde bu pastanın altına kestiğim parçalardan ağaç gövdesi de yapiyorum ancak okula göndereceğim büyüklükte bir tabağım olmadığından ve bu tabaga sığmayacağı için bu sefer yapmadım.

Herkese umut dolu, bereketli bir sene dilerim. Çocukların ölmediği, kadınların işgence görmediği ve tüm insanların haksızlığa uğramadığı, umut dolu, sevgi dolu bir sene olsun hepimiz için...





11 Aralık 2013 Çarşamba

Kar ve Browni



Şuanda dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Ben bugün evimin valisi olarak Kuzey'e okulu tatil ettim, ananesine gidecek, belki dedesiyle kardan adam bile yaparlar. Evde olup onunla kar oynamayı çok isterdim ama malum çalışan annenin dramı volume 1500 olarak işe gitmem gerektiğinden sabah uykusunda kocaman bir öpücük kondurup gıdısına evden çıktım.

Tam şu anda en çok isteyeceğim şey evimde camın kenarına kurulup, üzerime sıcacık bir battaniye çekip dışarıyı izlerken miss gibi AysuntheSütçü sütüyle yaptığım nescafe'min yanında nefisss bir browniyi hüpletiyor olmak. Evet tam şuanda eve ışınlanmak ve bu sahneyi yaşamak istiyorum! Işınlanma teknolijisini halen hayatımıza sokamamış bilim adamlarına ayrıca teessüf ediyorum.

Şimdi canımız browni istedi ya mükemmel bir tarifim var ama dikkat bağımlılık yapar bi haftada 3 kere pişirmişliğim var!

Tarif çok güzel bir insana lacivertgibi blogunun sahibesi Gülsev'e ait. Sitesinden aynen kopyalıyorum birbirinden şahane diğer tarifleri için mutlaka siteye girin, sık kullanılanlara ekleyin, yapın, yiyin, mutlu olun :)


Malzemeler
  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 150gr tereyağ
  • 200gr bitter küvertür
  • 3 yemek kaşığı kakao

Haydi yapalım

  • Tereyağ ve çikolatayı karıştırmak suretiyle eritilir, çikolata iyice eriyince ılınması için bir kenarda bekletilir. Oda sıcaklığında bekletilmiş yumurta ve toz şeker yoğurt kıvamını alıncaya kadar çırpılır. Ardından erimiş ılınmış çikolatalı karışımıda eklenip bir miktar karıştırılır. Son olarak elenmiş kakao, un ve kabartma tozu eklenerek son karışma işlemi tamamlanır. Tereyağla yağlanmış kalıba dökülüp 30 dakika önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirilir. Leziz...
Browninin çikolata ölçüsü 200gr olduğu için lezzeti nefis oluyor, nemli bir yapısıda cabası, hafif ıslak.



Nefis browniyi bir güzel yedikten sonra o enerjiyle çıkın dışarı ve harika bir kardan adam yapın, ama alışılmıştan biraz farklı olsun, mesela bunun gibi;



4 Aralık 2013 Çarşamba

Korsan Temalı Doğumgünü



Kuzey'in doğumgünlerini bugüne kadar hep evde yaptım son 2 senedir de bir tema belirleyip bu temayla ilgili süslemeler, hazırlıklar yapiyorum. Geçen sene temamız Süper Kahramanlar'dı detaylarını buradan okuyabilirsiniz.

Kuzey, Jack ve Varolmayan ülkenin korsanları çizgi filmini çok severek izliyor. Biraz da benim pinterestte gördüğüm harika fikirlerden etkilenerek Kuzey'i de etkilemem sonucu bu senenin temasını "Korsan Partisi" olarak belirledik. Ve  Korsan temalı tamamen ev yapımı 5 yaş doğumgünü kutlamamız oldu :))


Geçen sene hazırlıkları aman yetişir nasılsa diyerek son haftaya bıraktığım ve iki ayağım bir pabuçta çok zorlandığım için bu sene neredeyse 1 ay önceden ufak ufak hazırlıklara başladım. Eşim de sağolsun kes yapiştir işlerinde baya yardımcı oldu :)


İlk sıra da gelecek tüm çocuklar için yapılacak keçe'den korsan şapkaları vardı, bunlarla başladım. Önce internetten bir şapka kalıbı buldum, ancak bu kalıp küçük geldiği için kendim biraz büyütterek yeni bir kalıp çıkardım ve bunu kullandım. 15 şapkayı dikmek çok ciddi zaman istiyor sağolsun kayınvalidem de yardımıma yetişip, dikiş işinde çok yardım etti





Korsan dediğinin bir de kılıcı olur değil mi?! Kuzey'in dedesi tüm çocuklar için tahtadan kılıçlar yaptı. Geçekten çok güzel oynadılar. Kılıcı tahtadan yapmak istemeyenler için gazete kağıdından ya da kartondan alternatiflere bakabilirler.









Pinterestte gördüğüm ve bayıldığım masayı yelkenliye benzetme fikrini de uygulamaya çalıştık. Tahtalarmız biraz daha büyük olsa daha güzel olurdu ama yine de eğlenceli oldu :)

Etrafı korsan bayraklarıyla donattık :)

Bol boooll siyah balon şişirdik :)















Sokak kapısına "cesaretin varsa gir" diyen bu yazıyı asıp, balonlarla süsledik. En çok hoşuma giden süslemelerden biri oldu açıkçası :)












Yemek masası çocuklara aitti. Çocuklar için menü; ev yapımı hamburger, soğan halkası, kaşar peyniri, kağıttan gemilerin içinde balık krakerdi. Masayı korsan hazineleri olarak para şeklinde çikolatalarla süsledim. Cam şişelerde yazdan aldığım vişnelerle yaptığım vişne suyundan ikram ettim.

Kağıttan gemilere balık kraker doldurdum. Bir de üçgen şeklinde kestiğim kaşar peynirlerinin üstüne "köpek balığı" dişi yazdım ama onun fotografını çekmemişim :(

Yazmadan geçemeyeceğim köftelerini annemin hazırladığı hamburgerlerin ekmeklerini de sağolsun Beeves Steakhouse 'dan aldık. Sevgili Duygu'nun ricasiyla ekmekler konusunda yardımcı olan Beeves'e çok teşekkür ederim :)







Annelere için ise  mısır unlu pırasalı kek, kırmızı pirinçli salata, pazılı arnavut böreği, irmikli toplar ve 5 yaş kurabiyeleri vardı. El açması böreği sağolsun annem yaptı, herkesin bayıldığı kurabiyeler ise canım arkadaşım Ezgi'nin tarifi. Bu kurabiyeler inanılmaz lezzetli çocuklar da anneler de bayıldılar, Ezgi'nin tarifini blogunda bulabilirsiniz, muhakkak deneyin!























Her sene olduğu gibi bu sene de doğumgünü pastasını ben yaptım. İçi muzlu ve çikolatalıydı. Dışında da tabi ki kuru kafa korsan vardı. Nedense kurukafa yapmayı pek beceremiyorum :) Fotoğrafı Facebook'ta paylaştığımda bir arkadaşım "pek güleçmiş rahmetli" diye yorum yaptı :))) Galiba gerçekten öyleymiş! 


Kuzey'in doğumgününe gelen arkadaşları için hazırladığımız torbalarda korsan konulu kitap ve makarna lütfen'in hediyelik hazırladığı paketlerden hediye ettik. Bunların yanında giderken yanlarında korsan şapkalarını ve tahta kılıçlarını da götürdüler.









Gerçekten doğumgününü evde yapmak, her detayıyla ilgilenmek çok yorucu. Her akşam işten gelip gece yarılarına kadar hazırlıklarla ilgilendim doğumgünü sonrası konuşamayacak kadar yorgundum. Hatta saat 20:00'da Kuzeyle birlikte yattım. Uyumadan önce Kuzey şöyle dedi " anne keşke her dün doğumgünümüz olsa değil mi? Bugün çok oynadım ve çok eğlendim. İyi ki sen benim annemsin, sen çok iyi bir annesin" dedi. İşte tüm yorgunluğum uçtu gitti. Belki bu doğumgününü yaşı gereği ileride hatırlamayacak ama arkadaşlarıyla gönlünce eğlendiği, herkesin ilgisiyle ve sevgisiyle dolduğu bugün eminim ruhunda yer edecek. Kendisi için yapilan bu kadar hazırlık, bizim için ne kadar değerli olduğunu ona hissettirmesi benim için yeterli. Doğumgününden beri her gün doğumgününde ne kadar eğlendiğini ne kadar güzel vakit geçirdiğini anlatıyor bir anne için en güzel mükafat budur.
:))

Kuzey'in için en zevkli kısım tabi ki hediye açma zamanı :) Birbirinden güzel hediyelere çok sevindi


İyi ki doğdun Kuki!


Şimdi ufak bir hediyem olacak. Çocuğuna Korsan temalı doğumgünü yapmayı planlayan 1 kişiye; 10 kişilik doğumgünü için Korsan temalı tabak, plastik bardak, siyah masa örtüsü, peçete ve pipetleri süslemek için korsan bayrağı, Duvarları süslemek için korsan temalı bayraklar, yiyeceklerin üzeri için Jack temalı daire içindeki kahramanlar printlerinden renkli bastırıp hediye edeceğim. Ama kesme işleri annelere ait :))Bunun için yapmanız gereken blogu takibe almak ve herhangi bir sosyal medya aracında duyurmak, çekilişi 11 Aralık akşamı yapacağım.

Korsan partisi detaylarını beğendiniz mi ? Bu arada ben şimdiden seneye ne partisi yapsam diye düşünmeye başladım bile :)








25 Ekim 2013 Cuma

Haftasonu ne yapsak?

Bu haftasonu hava durumu sitelerinin müjdelediği üzere hava güzel olacak. Ben de fırsattı kaçırır mıyım hemen Kuzey'le birlikte yapabileceğimiz etkinliklere göz attım ve katılabileceğimiz güzel etkinlikler buldum.

 Belki siz de tam şu anda benim gibi "bu haftasonu nereye gitsek" diye düşünüyorsunuzdur diye paylaşayım dedim, ne demiş ünlü bir düşünür :) Hayat paylaşınca güzel!




SSM Sakıp Sabancı Müzesi Dünya Bu Eser İçin Çok Küçük 5-6 Yaş

Çocuklar, onlar için hazırlanmış beyaz bir galeri, kamusal alan ve doğa maketleri için soyut biçimler tasarlayacaklar. Küçük büyük algısı, objenin mekanı var etmesi, soyut figür gibi kavramları tartışacaklar. Küçültülmüş dünya içine büyük eserler yapıp yerleştirecekler.
27 Ekim Pazar 11.00-13.00 (5-6 Yaş) / 14.00-16.00 (5-6 Yaş)
Rezervasyon için 0216 550 97 62 nolu telefonu arayabilir ya da ssmegitim@sabanciuniv.edu adresine elektronik posta gönderebilirsiniz



ISTANBUL MODERN Foto-Çizgiler
5-7 Yaş
Fotoğraf ve resim sanatı arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların ele alındığı atölye çalışması bu iki sanat formunu Erol Akyavaş’ın çalışmalarından esinlenerek buluşturmayı amaçlıyor. Çocuklar sanatçının mimari yapı görüntülerinin üzerine yaptığı çizimlerden oluşan
sanat çalışmalarını değerlendirerek programa başlıyorlar. Uzman eşliğinde sergi gezisinin ardından atölyede onlar için hazırlanan fotoğraflar üzerine çizimler ve boyamalar yaparak sanat çalışmalarını tamamlıyorlar. Böylece, farklı sanat formlarını birlikte kullanarak sanatsal becerilerini geliştiriyorlar.
Etkinlik Tarihleri:
5-7 Yaş: , 27 Ekim'te saat 15.00'te,



DAVULUMDAN MASALLAR

Davulumdan Masallar; oyucu/anlatıcının müzikler yaparak masalı anlatmasını ve masal içinde oluşturduğu oyunlara çocukları aktif bir şekilde katmasını, aynı zamanda onlarla birlikte müzikler performe etmesini içermektedir. 


Katılım ve kayıt için 0216 445 61 71 veya 0533 423 26 55 numaralı telefonları arayınız.

Kiminle: Perküsyonist ve ritim eğitmeni Serkan Kırmızı
Nerede: Suadiye Özel İzci Anaokulu
Ne zaman?: 26.10.2013
Saat: 11.00-12.00
Adres: Eminali Paşa Caddesi, Beyaz Gül Sokak
No:6 Suadiye/ KADIKÖY 
Ücreti: 40 TL.'dir.




Biz yukarıdaki etkinliklere ek olarak yenilenen ve çok çok güzel olan Göztepe parkına gidip bool boool temiz hava alacağız.

Ya siz neler yapmayı planlıyorsunuzbu haftasonu?




22 Ekim 2013 Salı

Sade Yağ / Ghee yapımı


Bu sene Kurban bayramında kayınvalidemin memleketi Nazilli’ye gittik. Büyük şehirde doğmuş büyümüş bir “şehirli” olarak kurulan pazarlarda kendimi kaybettim diyebilirim. Dönüşte uzunca bir süre bize yetecek peynir, tereyağı ve incir stoğuyla döndüm :)

Nazilli'den aldığımız tereyağı lezzetli olmasının yanı sıra ayranlı diye tabir edilen yağı tam ayrıştırılmamış ve içinde oldukça süt içeren bir yağ. Bu yüzden bu yağ uzun süre dayanmaz, belirli bir süre sonra yağın içinde yer yer küfler oluşur. 

Yaklaşık 2kg kadar aldığım tereyağını nasıl saklayacağımı düşünürken sade yağ/ghee yapmaya karar verdim. Benim yola çıkış amacım tereyağının daha uzun dayanmasını sağlamaktı ancak araştırırken bulduklarım çok daha önemli sebepler verdi bana. Bir kere sağlık açısından çok faydalı olduğunu öğrendim, bir de köyden alınan tereyağları maalesef ki tahmin ettiğimden daha fazla “yabancı madde” içeriyordu detayları vermeyeceğim ama sanırım bir daha asla ve asla tereyağını eritip süzmeden kullanmam...

Sade yağ yoğurttan elde edilen bir yağdır. Tereyağından farkı, içerisindeki su ve diğer kuru maddeden tamamen ayrıştırılmasındadır. Tereyağı yaklaşık %80 yağ ihtiva ederken, sade yağ %99.5 süt yağıdır. Bu özellik sade yağın dayanıklılığını arttırmaktadır. 


İnternette araştırırken bulduğum bilgilere göre  Sade Yağın Faydaları şöyleymiş,
·        Besleyici ve doku yenileyicidir.
·        Hazmı düzenler, biyo-emilimi ve biyo-yararlanımı arttırır. 
·        Bağ dokuyu yağlayıcıdır. 
·        Kemik iliğini ve sinir dokusunu geliştirir ve korur.
·        Gebeliği destekler.
·        Zekayı ve tüm zihinsel fonksiyonları geliştirir.
·        Karaciğer Fonksiyonlarını destekler.
·        Bağırsaklar ve Bağ Dokudaki Enzim Fonksiyonu arttırır. 
·        Kan ve Plazmadaki tıkanıklığı önler.
·        Raf ömrü sınırsızdır.
·        Yüksek ısıya dayanıklıdır. ( 240° C’e kadar)



Sade yağın yapımı;



Tereyağını tabanı kalın bir tencereye alıp ocağın en küçük ateşine koyun. Ben 2 Kg tereyağını biraz parçalayarak koydum.





















Tereyağını tamamen eridikten sonra ocaktan alın. Üzerinde biriken köpüğü bir kaşık ya da süzgeç yardımıyla toplayıp dökün. Daha sonra erimiş tereyağına 2 su bardağı soğuk su ekleyip karıştırın.
Ve dolaba kaldırın.















Bu karışım bekledikçe yağ yukarı çıkıyor ve ayranlı kısmı dibe çöküyor. Ben yağı tencereyle birlikte buzdolabına kaldırdım. Ayranlı suyun üzerinde biriken tereyağı donduktan sonra dolaptan çıkardım ve bir bir köşesinden delik açıp ayranlı kısmı döktüm. Aynı işlemi 3 defa yaptım ve sulu kısımdan tamamen ayrılmış saf süt yağı elde ettim. 2 ayrı kavanoza böldüm ve buzdolabına kullanıma hazır şekilde yerleştirdim.









Bu ayrıştırma işlemini su eklemeden de yapabilirsiniz. Devletsah  tarifi benim uyguladığımdan biraz daha farklı, su kullanmadığı için ayranlı kısmı dökmek yerine değerlendirmiş bu tarif de uygulanabilir. 



Afiyet olsun! 




12 Ekim 2013 Cumartesi

Diyet Günlüğü

Diyet Günlüğü

18 Agustosta başladığım diyete devam ediyorum bugün itibariyle 12,5 kg verdim. Artık her gören kilo verdiğimi farkediyor. Şu yazımda neler yaptığımı az çok yazmıştım. Aynı şekilde devam ediyorum. Karbonhidrat tüketimim meyve, sebze ve bakliyattan ibaret,bunların dışında karbonhidrat olarak sadece haftada 1 kepekli makarna ve haftada 1 kepekli pirinç tüketiyorum.
 Her gün ögünlerimi mümkün olduğunca IG hesabımda paylaşıyorum. Ana öğünler dışında hiç bir şey yememeye özen gösteriyorum, arada eger akşam acıkmışsam 1 bardak süt içiyorum.

 Halen spora başlayamadım, arada bir kendimi yorgun hissetmezsem evdeki kondüsyon bisikletine biniyorum ama geçen hafta sadece 2 kere bindim. Aslında kilo verişimde duraklama olan şu dönemde bir an önce düzenli binmeye başlamam şart!

Şeyda Coşkun'un sosyal medya hesaplarında paylaştığı tavsiyeler ve gazetelerde yayınlanan menülerinden yola çıkarak kendime uyarladığım 1 haftalık listem aşağıda, bugün ne yesem diye alternatif arayanlara umarım faydası olur :)


1.Gün



Sabah: 2 Haşlanmış yumurta
Öğle: 1/2 Ananas
Akşam: 1/2 Ananas 1 Bardak süt















2.Gün



Sabah: Izgara mantar, 1 haşlanmış yumurta
Öğle: Izgara somon
Akşam: Izgara biftek, közlenmiş kırmızı biber ve az salata














3.Gün



Sabah: 1 yumurtadan omlet, peynir, domates
Öğle: Domates sosunda kepekli makarna
Akşam: Fırında palamut














4.Gün



Sabah: 1 kase çilek +3yk yulaf
Öğle: Izgara tavuk göğsü
Akşam: Taze fasülye














5.Gün



Sabah: Keçi peyniri, domates, maydanoz
Öğle: Domatesli mantarlı kepekli pilav
Akşam: 1Kavrulmuş kabak














6.Gün



Sabah: Peynir, 1 tam ceviz, domates, roka
Öğle: yeşil mercimekli, peynirli salata + tavuksuyu çorba
Akşam: Izgara palamut














7.Gün



Detoks günü;
Sabah: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Öğle: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Akşam: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın












7 Ekim 2013 Pazartesi

Örgü Bere Modelleri


Totoro en sevdiğim kahraman! Ne harika olmuş değil mi!
Kış artık kendini belli etmeye başlıyor. Şahsen ben kalın çoraplara ve şallara hızlı bir geçiş yaptım bile. 
Kış demek örgü demek benim için, örgü kıyafetler, aksesuarlar kullanmak ve eğer zamanın varsa bunları kendin yapabilmek! Bence örgü insanı inanılmaz rahatlatan bir hobi, üstelik tek faydası rahatlamak, stres atmak değil ortaya çıkan harika ürünleri kullanmak gibi de bir güzelliği var:)




Örgü örmeyi de çok severim ancak buna çok zaman bulamıyor olmam kimse için süpriz olmasa gerek :) Keşke bir gün söyle 30 saat olsa da böyle güzel şeyler yapmaya vakit bulsam!:) 

Geçen sene amigurumi aşkına aldığım rengarenk yaklaşık 30-35 yumağın beni evde mahsun bir şekilde beklerikleri geldi aklıma ve zamanında Pinterest denizinde yüzerken bulduğum, çok beğendiğim ve bir gün yapabilmeyi ümit ettiklerimi tekrar gözden geçirdim. Madem ki bitmişini paylaşamıyorum, bari yapmayı istediğim ve çok beğendiğim modelleri paylaşayım dedim :) 

Kimbilir belki bir kaç hafta sonra "
"Bakın o yazıdan sonra bu bebekleri yaptım, işte yapılışları" diye bir post yazarım. Ne derler bilirsiniz, "bir umuttur yaşatan insanı"




Dinozor sevenler için harika bir bere! Bebekler için kilot da muhteşem olmamış mı? 


















Aç tırtıl! Kuzey'in sanırım doğduğundan beri en çok okuduğumuz kitabın kahramanı:) Aslında bu bereyi yapmak zahmetli değil, başlangıç için çok uygun bir model. 


















Bu kadar sevimli bir bere hangi çocuğa yakışmaz ki?





















 Veee amigurumi Sheldon! Bazinga! bunu birgün muhakkak yapacağım!
 Bunu Kuzey'e yapabilsem havalara uçar sanırım! Starwars seven tüm cocuklar için çok güzel bir model.

İşte bu da Vecihi beresi :)) 


















Meter bereyi sevmeyecek bir tane bile erkek çocuğu var mıdır acaba :))

Ve bu da kızlar için Hello Kitty! Berenin güzelliğine mi baksam yoksa kız cocuğunun güzelliğine mi! 
















Benim favorim Totoro, ya sizin ki?