12 Ekim 2013 Cumartesi

Diyet Günlüğü

Diyet Günlüğü

18 Agustosta başladığım diyete devam ediyorum bugün itibariyle 12,5 kg verdim. Artık her gören kilo verdiğimi farkediyor. Şu yazımda neler yaptığımı az çok yazmıştım. Aynı şekilde devam ediyorum. Karbonhidrat tüketimim meyve, sebze ve bakliyattan ibaret,bunların dışında karbonhidrat olarak sadece haftada 1 kepekli makarna ve haftada 1 kepekli pirinç tüketiyorum.
 Her gün ögünlerimi mümkün olduğunca IG hesabımda paylaşıyorum. Ana öğünler dışında hiç bir şey yememeye özen gösteriyorum, arada eger akşam acıkmışsam 1 bardak süt içiyorum.

 Halen spora başlayamadım, arada bir kendimi yorgun hissetmezsem evdeki kondüsyon bisikletine biniyorum ama geçen hafta sadece 2 kere bindim. Aslında kilo verişimde duraklama olan şu dönemde bir an önce düzenli binmeye başlamam şart!

Şeyda Coşkun'un sosyal medya hesaplarında paylaştığı tavsiyeler ve gazetelerde yayınlanan menülerinden yola çıkarak kendime uyarladığım 1 haftalık listem aşağıda, bugün ne yesem diye alternatif arayanlara umarım faydası olur :)


1.Gün



Sabah: 2 Haşlanmış yumurta
Öğle: 1/2 Ananas
Akşam: 1/2 Ananas 1 Bardak süt















2.Gün



Sabah: Izgara mantar, 1 haşlanmış yumurta
Öğle: Izgara somon
Akşam: Izgara biftek, közlenmiş kırmızı biber ve az salata














3.Gün



Sabah: 1 yumurtadan omlet, peynir, domates
Öğle: Domates sosunda kepekli makarna
Akşam: Fırında palamut














4.Gün



Sabah: 1 kase çilek +3yk yulaf
Öğle: Izgara tavuk göğsü
Akşam: Taze fasülye














5.Gün



Sabah: Keçi peyniri, domates, maydanoz
Öğle: Domatesli mantarlı kepekli pilav
Akşam: 1Kavrulmuş kabak














6.Gün



Sabah: Peynir, 1 tam ceviz, domates, roka
Öğle: yeşil mercimekli, peynirli salata + tavuksuyu çorba
Akşam: Izgara palamut














7.Gün



Detoks günü;
Sabah: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Öğle: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın
Akşam: 1 elma rendesi +3 kaşık haşlanmış karabuğday, bol tarçın












7 Ekim 2013 Pazartesi

Örgü Bere Modelleri


Totoro en sevdiğim kahraman! Ne harika olmuş değil mi!
Kış artık kendini belli etmeye başlıyor. Şahsen ben kalın çoraplara ve şallara hızlı bir geçiş yaptım bile. 
Kış demek örgü demek benim için, örgü kıyafetler, aksesuarlar kullanmak ve eğer zamanın varsa bunları kendin yapabilmek! Bence örgü insanı inanılmaz rahatlatan bir hobi, üstelik tek faydası rahatlamak, stres atmak değil ortaya çıkan harika ürünleri kullanmak gibi de bir güzelliği var:)




Örgü örmeyi de çok severim ancak buna çok zaman bulamıyor olmam kimse için süpriz olmasa gerek :) Keşke bir gün söyle 30 saat olsa da böyle güzel şeyler yapmaya vakit bulsam!:) 

Geçen sene amigurumi aşkına aldığım rengarenk yaklaşık 30-35 yumağın beni evde mahsun bir şekilde beklerikleri geldi aklıma ve zamanında Pinterest denizinde yüzerken bulduğum, çok beğendiğim ve bir gün yapabilmeyi ümit ettiklerimi tekrar gözden geçirdim. Madem ki bitmişini paylaşamıyorum, bari yapmayı istediğim ve çok beğendiğim modelleri paylaşayım dedim :) 

Kimbilir belki bir kaç hafta sonra "
"Bakın o yazıdan sonra bu bebekleri yaptım, işte yapılışları" diye bir post yazarım. Ne derler bilirsiniz, "bir umuttur yaşatan insanı"




Dinozor sevenler için harika bir bere! Bebekler için kilot da muhteşem olmamış mı? 


















Aç tırtıl! Kuzey'in sanırım doğduğundan beri en çok okuduğumuz kitabın kahramanı:) Aslında bu bereyi yapmak zahmetli değil, başlangıç için çok uygun bir model. 


















Bu kadar sevimli bir bere hangi çocuğa yakışmaz ki?





















 Veee amigurumi Sheldon! Bazinga! bunu birgün muhakkak yapacağım!
 Bunu Kuzey'e yapabilsem havalara uçar sanırım! Starwars seven tüm cocuklar için çok güzel bir model.

İşte bu da Vecihi beresi :)) 


















Meter bereyi sevmeyecek bir tane bile erkek çocuğu var mıdır acaba :))

Ve bu da kızlar için Hello Kitty! Berenin güzelliğine mi baksam yoksa kız cocuğunun güzelliğine mi! 
















Benim favorim Totoro, ya sizin ki?












4 Ekim 2013 Cuma

Devlet okulu mu? Özel okul mu?


 "Çocuk büyüdükçe derdi de büyür" sözü bana çok saçma gelir-di.
 Bence bir çocuğun en zor dönemi 0-2 yaş arası. Bir kere ilk çocuksa ebeveynler o kadar acemi oluyor ki her şeyi hem kendileri hem bebekleri için daha da zor ve karmaşık hale getiriyorlar. İnsan ancak zaman geçtikçe ve deneyimler arttıkça daha rahat biri haline dönüşüyor.
 Çocuğun 2 yaş sonrası iletişim kuran, arkadaşlık edebilen ve sosyal paylaşımı tavan yapmış hali benim en sevdiğim hali. Kuzey 2 yaşını doldurduktan sonra her geçen günün tadına daha doyulmaz oldu, birlikte sohbet etmek, sinemaya gitmek, o haftasonu ne yapacağımızı planlamak, sevgisini ifade edişi paha biçilmez mutluluklar. Bu yüzden çocuk büyüdükçe güzelleştiğine inananlardanım ben. Tam bu yüzden "Çocuk büyüdükçe derdi de büyür" diyenlere anneliğin şanından olan bir küçümsemeyle gülerdim. Sonra anladım ki bu da doğruymuş! 
Çocuk büyüdükçe evden dışarı çıkıyor, sizin onun için kurduğunuz güvenilir, huzurlu ve "sizin tercihleriniz"e dair yaşamdan kopup hayatın içine karışıyor. Çocuğun anaokuluna gitmesiyle genelde anne-babalar ilk şoku yaşıyorlar. Bir ken bin düşünmeye başlıyorlar, aile içinde verdiklerinle okulda verilenler çatışmaya başladığında hayat karmaşıklaşıyor. Biz bu süreçlerin içinden geçtik çok şükür, ve şunu diyebilirim ki epey törpülendik. Bu yüzden yeni anaokula başlayacak annelerin kriterlerini duyunca hep bir tebessüm gelir yüzüme. Kuzusu anaokuluna yeni başlayacak annelerin gözlerinden öpüyorum, neşeli günler onları bekler :)


13 Eylül 2013 Cuma

Bu aralar ben

Bu aralar ben diyetteyim...


 Erken gençlik yaşlarından beri hep balık etli oldum, evlendikten sonra ciddi kilo aldım, en yüksek kilomdayken beklenmedik hamilelikle kiloma kilo vucuduma yük kattım. Çocuktan sonra da bir daha kilo veremedim, kısa süreli diyetler yaparak 8-10 kiloya kadar verdiğim oldu ama tam da yo-yo etkisiyle verdiklerimi almam çok kısa sürdü.



Benim kilom malesef ki sağlığımı tehtid edecek seviyeye ulaştı, yüksek tansiyon, kalp büyümesi gibi çok ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladı. Son 1 sene hariç hiç bir zaman kilomdan dolayı estetik bir kaygım olmadı, kilosu yüzünden asosyalleşmeye giden, içine kapanan birisi olmadım hiç, kafama da takmıyordum açıkcası. Son 1 yılda ise her sabah nefretle, öfkeyle uyanarak çok ciddi anlamda duygusal buhran yaşamaya başladım. 5 ay önce diyet yapmadan bazı alışkanlıklarımı değiştirmeye "çalışmaya" başladım. Mesela yaptığımız 3 tatilden de kilo almadan dönmeyi başardım, başardım diyorum çünkü geçen sene yaptığımız 10günlük  tatilden +3,5kg ile dönmüştüm!
Sosyal medya arkadaşım @vintageduygular tam o dönemde diyete başladı, bana da fırsat oldu. Onun yazdığı tariflerden bolca yararlanarak, daha önceki yıllarda gittiğim diyetisyenlerin listelerini düşünerek ve kendi zaaflarımı da dikkate alarak bir diyet yapmaya başladım. Bugün itibariyle 18Agustos'tan beri 9,5 kilo, Mayıs ayından beri de 11kg vermiş oldum. Benim gibi kilosu çok fazla olan biri için bile bu kadar fark her görenin farketmesine ve gerçekten çok motive edici yorumlarda bulunmasına sebep oluyor.
IG ve Twitter üzerinden de arkadaşlarımın sürekli motive edici yorumları gerçekten inanılmaz moralimi yükseltiyor. Her mecrada diyet yaptığımı ve kilo verdiğimi paylaşmanın sebebi, herkes bilirse diyeti bozmam ve bırakmam daha zor olur diye inanıyorum.

Bu diyette karbonhidrat çok limitli tüketiyorum, ekmek, beyaz pirinç, şeker gibi kh tüketimim tamamen sınırlı. Haftada 1 ögün kepekli makarna, 1 ögün de kepekli pirinç yiyorum.Diyete başladığımdan beri ekmek hiç yemedim ve hiç ama hiç eksikliğini hissetmiyorum.
 İlk zamanlarda kahvaltı sıkıntıydı ama şuanda ona da alıştım. Proteini bol alıyorum ama miktarını asla abartmıyorum yani bir Dukan diyeti gibi sınırsız tavuk göğsü! diye bir şey yok. Ben hayatım boyunca bir listeye bağlı beslenemedim, düzenli hap içimem, tekrar eden aynı şeylerle ilgili sorunum var. Bu diyette de bir listeye bağlı kalmıyorum.

 @vintageduygular sayesinde tanıdığım Seyda Coskun'un şu 6 günlük listesini baz alarak başladım, Seyda Coşkun'u hem IG hem de twitterdan takip ediyorum zaman zaman fotografların altında çok güzel tavsiyelerde bulunuyor, kısa süreli detoks reçeteleri veriyor. Bunları uyguladım ve çok faydasını gördüm.

Diyete başlayacaklar için fikri olması açısından daha önce posta gazetesinde yayınlanan benim yine @vintageduygular 'ın sitesinde gördüğüm bu listeden ve  benim kendime uyarladığım ve uyguladığım liste aşağıda. Ben bu listeyi diyetimin 3. haftasında kilo verişimin durduğu zamanda yaptım ve tekrar kilo vermeye başladım.

Karabugday&elma 
1. Gün :
1 elma rendeleyin, 3 yk haşlanmış karabugday, biraz limon, bol tarçın (Tarifin orjinalinde limon yok ben elmalar kararmasın diye koydum daha sonra tadını çok beğendim.
Bu tarifi sabah/öğle/akşam yiyorsunuz. Aralarda salatalık yenebilir. Ben sadece akşam 2 tane salatalık yedim.

2.Gün
Sabah: Peynir, domates, roka/maydanoz
Öğlen: Izgara tavuk göğsü
Akşam: Izgara tavuk göğsü (iki ögün aynısını yemek yerine ızgara balık da yiyebilirsiniz.)

3.gün
Sabah: 2 haşlanmış yumurta
Öğlen: 1/2 Ananas
Akşam: 1/2 Ananas + 1 kase yoğurt (ya da 1 bardak süt)

4. Gün
Sabah: 3-4 Közlenmiş kırmızı biber +biraz peynir
Öğlen: Yoğurtlu Kavrulmuş kabak+ayran
Akşam: Domatesli soğanlı taze fasülye +yoğurt

5. gün normalde buradaki sıvı günü ancak ben kendime güvenemediğimden yapmadım.


Aslında listeler, deneyimler bir yana bu sözü asla aklımızdan çıkarmamalı;
işte tüm mesele bu...
Her pazartesi o haftanın nasıl geçtiğine dair bir rapor yazmayı düşünüyorum, yediklerimin fotografı kilo farkı psikolojik gidişatla ilgili. Yazsam mı ne dersiniz?


8 Eylül 2013 Pazar

Külahta Kek


Dün güzel arkadaşım Yeşim'in lokum kızı Niloşun doğumgünü kutlaması vardı. Doğumgününün konsepti güzel Nil'in çok sevdiği dondurmaydı. Benim hemen aklıma pinterest denizinde yüzerken gördüğüm bu külahda kekleri yapmak geldi.

Çocukların çok hoşuna gitti hemen hepsi birer tane aldılar  ellerine ve keyifle yemeye başladılar. Doğumgünleri için çok eğlenceli bir alternatif. İşte tarifi;