22 Mayıs 2013 Çarşamba

Derince Harikalar Sahili

Haftasonlar yaklaştıkça beni "Acaba bu hafta nereye gitsek" derdi alıyor :) Hemen Google amcaya danışıyorum, sevdiğim blogları okuyorum; kim nereye gitmiş, nereleri keşfetmiş okuyorum. Aklımda geçtiğimiz haftasonu için iki yer vardı. Birincisi sevgili arkadaşım Tüten'in bu yazısında bahsettiği Ekoköy, diğeri ise Harikalar Sahili.
Derince Harikalar Sahili için daha önce bir kaç yazı okumuştum ve gidilecek yerler listesine eklemiştim. Ekoköye bir başka hafta gitmeye karar verip bu hafta için Derince'de karar kıldık. Okuduğum yazılardan kocaman bir park içerinde çocukların sevdiği çizgi film karakterlerinin de bulunduğu küçük parkcıklar ve bir piknik alanı olacağını düşünmüştüm.
Hayal ettiğim plan şöyleydi, sabah uyanır uyanmaz yola çıkıp kahvaltıyı araba da atıştırmak, vardıktan sonra parkı gezmek ve çocuklar iyice oynayıp yorulduktan sonra da ortalarda bir yerlerde beni beklediğini hayal ettiğim masalarda mütevazi bir piknik yapmaktı. :) Şimdi önce sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum parkın değerlendirmesi aşağıda,

Bu mamut çok sevimliydi baya zaman geçirdiler tepesinde



Bu da bizim keloğlan, keleş oğlan gidip bir merhabalaştılar 
Bu salıncağı yaparken akılları neredeymiş acaba oturaklar yere değiyor
Çok anlaşılmıyor ama burda Gargemel'i tekmeliyor Kuzey :)
İyi ki gerçek değiller çocuklar baya bir mıncırdılar bu şirini 
Pastacı şirin en sevdiğim 
bu gözcü sirinmiş :)
Bu kaydırağı tam alamamışım ama gerçekten çok çok büyüktü burada baya uzun zaman geçirdiler ve çok eğlendiler
komik pozlar vermece
En sevdiğimiz kaydırak fotograflamışım ama yine de büyüklüğü çok belli olmuyor


Öncelikle park fotografta görünen kadar büyük değil, etraf malesef ağaçlık değil kısa ve seyrek ağaçlar olduğu için güneşin altında kalıyor insan. Biz Mayıs ayında gittiğimiz için çok sorun etmedik ama daha sıcak havada gidilmez. Malum İzmit sanayi bölgesi ve malesef bu yüzden denizi çok pis, burada da denizden gelen ağır bir koku vardı benim gibi hassas bünyelileri çok rahatsız edebilecek bir koku :(
Parkın içinde fotograflardan da gördüğünüz gibi çizgi film ve kitaplardan tanıdığı kahramanlar var hepsi çok güzel ama açıkçası Kuzey pek ilgilenmedi. Mesela şirinler ve gargamelin heykelcikleri evet çok sevimli ama 5 dakika önünde oyalanınca daha fazla ilgilenecek bir şey bulamıyor çocuklar. Fotograflarını çekene kadar zor tuttuk desem yeridir :)
Parkın içerisinde tesisler var, nasıl desem pek kibar değiller. Mesela büyük timsah kaydırağın az ilerisinde çay bahçesi tarzında bir yer vardı, çocuklar oynarken biz de oturalım dedik. Sadece biz vardık, bangır bangır müzik açtılar, gidip "kısar mısınız" diye rica ettim pek bir terslendiler. Parkın içinde bu tesisler haricinde oturacak yer pek yok, bir iki tırtıl şeklinde bank var ama güneşin altı olduğu için oturulmuyor.
Piknik hayalime gelirsek parkın içinde tema karakterlerin olduğu yerin dışında, baya eğimli olan bir yere 7-8 piknik masası koymuşlar ama yani oturma demek için koymuşlar resmen, çok rahatsızdı. Bizim oturduğumuz çay bahçesi tarzında ki yer dışında 2 tane kahvaltı bulabileceğiniz güzele benzer yer vardı. Buraya giderseniz bahsettiğim yerlerden birinde kahvaltı etmek üzerine plan yapmak daha mantıklı olur. Forograflarda denizin kenarında bir park olarak görünüyor, oh hem denize karşı kahvaltımı yaparım hem çocuklar oynar diye hevesleniyor insan. Keşke o fotograflarda denizin pisliği ve kokusu da olsa da boş yere umut dolmasak.

Bu arada biz çok yakın dostumuz biz aile ile gittik, Kuzey en sevdiği arkadaşı ve hatta süt kardeşi Demir olduğu için çok keyifli zaman geçirdi, eğer tek olsaydı bu yazıyı daha büyük hayal kırıklığı ile yazıyor olurdum. Eğer yolunuz Derince tarafından geçiyorsa ya da örneğin Sapanca'ya gidiyorsanız buraya uğrayabilirsiniz 1-1,5 saat ayırmanın yeteceği bir park, çocuklar bu süre içinde keyifli zaman geçirir siz de bu karakterlerle fotograflarını çekebilirsiniz :) Sadece buraya gitmek için o kadar mesafe kat etmeye bence değmez. Biz biraz oturduktan sonra Maşukiye'ye gittik yürüyüş yaptık arkasından Sapancaya gidip yemek yedik ve döndük.

Bu arada Bostancı'dan tam 50 dakikada ulaştık, çok uzak değil yani.

Umarım gitmek isteyenlerin hevesini kırmamışımdır.


2 yorum: