1 Ağustos 2014 Cuma

www.cocuklageziyoruz.com



Biz 4 yakın arkadaş günlük konuşmalarımızda bir yere gideceğimiz zaman muhakkak birbirimize yer tavsiyesi sorarız ve hemen hemen her zaman gittiğimiz yerlerden memnun kalırız. Zamanla aramızda bu kadar çok yere gidiyoruz bunları keşke yazsak diye konuşmaya başladığımızda bu sitenin temelleri atılmış oldu. Biz 4 anne çocuklu hayatın gezmeye, tozmaya engel olmadığına inanıyoruz ve bunu birebir deneyimliyoruz. Evde bunalınca bir kafeye gitmek, çocuklarla rahat kafayla bir yemek yemek göründüğü kadar zor değil, tabi ki doğru mekanı bulabiliyorsanız. Zaten çocukla dışarı çıkmanın fikri bile insanı önce düşündürüyorken bunun üstüne gittiğiniz yerin çocuk dostu olmayan bir yer çıkması kabus gibi oluyor. Bu yüzden amacımız gittiğimiz gördüğümüz yerleri yazarak, annelerin çocuklarla rahat edeceği mekanları tavsiye etmek. 

Çocuğuyla birlikte gezmeyi seven herkesi www.cocuklageziyoruz.com 'a bekleriz. Üstelik siz de gittiğinzi ve memnun kaldığınız yerleri paylaşabilir, çocuğuyla gezmek isteyen annelere fikir verebilirsiniz.


18 Mart 2014 Salı

#fikirdenklerdeniyor ile Morhipo deneyimi




Zaruri olmadıkça alışveriş merkezine gitmekten nefret eden biri olarak uzun yıllardır bir çok ihtiyacım için online alışverişi kullanıyorum. Hobi malzemelerinden, kıyafet, oyuncak, kitap ve hatta  bozulmayacak gıdalara kadar bir çok ihtiyacımı internetten sipariş etmek çok ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor. Çalışan anne olarak, iş haricindeki zamanımı hangi yapmam gerekene yetiştirsem bilemediğimden alışverişin ciddi bir kısımını bu şekilde çözmek benim için çok önemli. Bir de benim gibi kilo nedeniyle kıyafet bulmakta zorlanan biri için istediğin bedende yüzlerce ürünü bulabilmek de inanılmaz bir nimet. Malum özel alışveriş siteleri Türkiye'de son yıllarda çok tuttu ben de sıkı bir kullanıcı olarak hemen hemen tüm alışveriş sitelerini kullandığımı rahatlıkla söyleyebilirim. 

Twitter ve IG paylaşımlarımda sık sık paylaştığım gibi Morhipo benim en çok kullandığım özel alışveriş sitelerinden. Anne gözüyle ürünleri, hizmetleri inceleyip annelere fikir veren Fikirdenk 'de geçenlerde Morhipo ile çok güzel bir çalışma yaptı ve anne bloggerların özel alışverişi deneyimleyerek yorumlamalarını istedi.
Ben yeni taşındığım için evin sonsuz ihtiyacı içerisinden "Ev ve Yaşam" bölümünden daha önceleri bir çok yerde gördüğüm kayık şeklindeki tabaklardan 2 adet sipariş verdim bir de "Çocuk" kısmından Kuzey için bir oyuncak ekledim sepetime.

27 Şubat 2014 Perşembe

+4 Yaş Çocuklar için Kutu Oyunları 1

Oyunun çocuğun hem fiziki hem psikolojik gelişimi üzerindeki pozitif etkileri neredeyse tüm psikologlar tarafından sıkça anlatılıyor. Çocuk oyun oynarken en saf, en içten şekilde kendisini ifade ediyor.
Hayat eşiyle World of Warcraft sayesinde tanışmış biri olarak "oyuncu" bir aile olduğumuzu söylememe gerek var mı bilmiyorum. Evimizde her çeşit dijital oyuncak ve envai çeşit kutu oyunu var. iPad, Playstation, Xbox, Ps Vita gibi aslında çoğu psikolog tarafından kullanılması tavsiye edilmeyen bu dijital oyuncaklar bizim ailemizin çok içinde olduğu için küçük yaşından beri tamamen yasaklamak yerine limitli kullanımına izin verdik ve bugüne kadar henüz olumsuz bir etkisini görmedik.
Benim Kuzey'le oyun oynarken yaşadığım en büyük zorluğun sebebi yaratıcılığımın sıfır olması. Oyun kurmakta ve o oyunu zenginleştirmekte o kadar zorlanıyorum ki genelde hiç bulaşmamayı tercih ediyorum. Anneliğimin en zayıf yanlarından biri bu ama çok şanslıyım ki Serdar benim bu açığımı kapatacak kadar başarılı bu konuda.

Kuzey'in büyümesiyle ve kutu oyunlarını oynayabilmeye başlaması bana ilaç gibi geldi. Tabi ki hayalgücünü besleyen oyunların faydası kadar olmasa şimdi çocukla ne oynayacağım yahu? diye düşünürken hayatımı kurtaran, yüzümü güldüren kutu oyunlarımızı yazacağım.

Belki ne oynatsak, neyle oynatsak diye düşünen birilerine faydası olur. Bu yazıyı yazmayı Kuzey 4 yaşındayken aklıma koymuştum ama bir türlü tamamlayamamıştım o yüzden önce +4 yaş oyunlarını yazacağım bir sonraki yazıda da şuanda oynadığımız harika oyunları yazacağım.


Hafıza Kartları; Neredeyse 2 yaşından beri en çok oynadığımız oyun sanırım hafıza kartları.Amaç kapalı olan kartlardan aynı şekilde olan iki kartı bulmak. Bizim kullandığımız kartlar surat ifadelerini ve duyguları gösteren kartlar olduğu için hem bunları öğrenmesi hem hafızasının gelişmesi açısından çok faydalandığımız zevkli oyunların başında geliyor.

16 Ocak 2014 Perşembe

Mozaik Pasta

Mozaik Pasta aslında çok sevdiğim bir tatlıdır ama nedense bu zamana kadar hiç aklıma gelip de yapmadım. Kuzey'in doğumgünü için okula klasik bisküvi pastası yapmıştım o zamandan baya bir biskuvi artmıştı ve dolapta duruyordu. Bir akşam otururken yine rahat durmayıp yahu bir mozaik pasta yapayım dedim. Övünmek gibi olacak ama ilk denemem Kuki'nin tabiriyle 10 numara 10 yıldız olmuştu. Hepimiz bayıldık ve afiyetle yedik. Acemi şansıdır diye düşündüğüm tarifi Kuzey'in sürekli ısrarları üzerine diyette olmama rağmen dün yine yaptım. Sadece ucundan minicik bir parça tattım ve sonuç gerçekten 10 numara 10 yıldız :))) Merak etmeyin ben diyette olduğum için bana öyle gelmiş olabilir diye düşüp annemin, babamın da yorumlarını aldım :)

İnternette tariflere bakarken çoğu tarifte yumurta gördüm, çiğ yumurta bana çok ters o yüzden yumurtalı tarifleri okumadan geçtim. En güzel tarifi cafe fernando vermiş, büskivileri de kendi yapmış muhakkak bu tarifi de deneyeceğim ama bu seferlik daha hızlı yapabileceğiniz, pratik versiyonun tarifini paylaşacağım;

Mozaik Pasta


1,5 Paket Petibör Bisküvi
1 Kutu krema (200ml)
100 gr tereyağı
160gr bitter çikolata (2 tane 80gr'lık kare)
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı dövülmüş fındık
2 yemek kaşığı keçi boynuzu tozu ya da Kakao

Tereyağını ocakta eritin ve eridikten sonra sütle karıştırın.
Ganaş için kremanızı ocağa koyun ve üzerine kırdığınız çikolataları ekleyin ve karıştırarak çikolataları eritin. Burda dikkat edilmesi gereken krema kaynamayacak çikolataları eritecek kadar ısınacak bu yüzden ocağı en düşük ayarında yakmakta fayda var. Çikolata eridiğinde ben karışımı iyice ılınana kadar bekletiyorum ki ısı ile biskuviler yumuşamasın ve sert kalsınlar.
Geniş bir kaba bisküvileri çok küçük olmayacak şekilde kırın üzerine tereyağ süt karışımını, ganaş karışımını, fındığı ve arzunuza göre keçi boynuzu tozunu ya da kakaoyu ekleyin.
Streç filmi 2 kat yaparak tezgaha yayın, üzerine karışımı uzunlamasına dökün ve streç filme sarın. İlk aşamada üçgen şekli vermek mümkün olmuyor. Üçgene yakın bir şekil verip buzdolabının buzluk kısmına atın 1 saat sonra nispeten sertleşmiş karışımınıza daha rahat şekil verebilirsiniz.
Buzdolabında en az 3 saat beklemesi gerekiyor ancan akşamdan yapıp ertesi güne kadar bekletmek en doğrusu. Üzerini Hindistan cevizi ve ya toz şam fıstığı ile süsleyebilirsiniz, benim favorim sade hali.

İçerisine kuru üzüm, badem, şam fıstığı gibi çeşitli kuruyemişler ekleyebilirsiniz bizim gurme sıpa tercih
etmediği için kullanmadım ama kullanıp lezzeti daha da çeşitlendirmek mümkün.

Son not diyetteyseniz bu tariften uzak durun :)


6 Ocak 2014 Pazartesi

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN AİLE PLATFORMU (ÜYÇAP)

Ülkemizde üstün yetenekli çocuk olmak şans mı, şanssızlık mı ve biz kimiz?
Biz üstün yetenekli çocuk annesi olan 2 anneyiz. Üstün yetenekli çocuk yetiştirmenin keyifli anlarının yanında hiç de azımsanmayacak zorluklarını yaşayan kişiler olarak diğer annelere yardım etmek, bilgi paylaşımında bulunmak, sorunlarımıza çözüm bulmak amacı ile bir aile platformu oluşturmaya karar verdik.

Peki neden?
Nüfusumuzun % 2 si “üstün yetenekli “ kişilerden oluşuyor fakat buna karşı ülkemizde üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine yönelik çok az şey yapılıyor.”Farklı” olan bu çocuklar doğru anlaşılmadığı ve doğru yönlendirilmediği takdirde çoğu zaman tembel, anormal,yaramaz ,dikkatsiz ve ya yeteneksiz damgası yiyerek eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalabiliyor. MEB yeni düzenlemeler ile üstün yetenekli çocuklara destek eğitimi yapacağını belirtse bile, destek eğitim odalarında ve okulların mevcut kadrolarında sıkıştırılmış eğitimler yeterli olmuyor. Buna ilave olarak da resmi kurumlardan gerekli desteği bulamayan veliler çoğu zaman başvurdukları özel kurumlardan da maddi ve manevi zarara uğrayabiliyorlar. Bunu bizzat deneyimlediğimiz gibi birçok velinin de aynı durumda olduğunu üzülerek görüyoruz. Bazı velilerin memnun kaldığı üstün yetenekli çocuklara hitaben yapılan atölye çalışmaları ise genellikle çocuklar için yeterli olmamaktadır. Üstün yetenekli çocuklar için gerekli olan müzik, sanat ve spor alanlarında ise eğitim yok denecek kadar azdır. Facebook grubumuzda üyelerimiz sık sık çocuklarının eğitimlerinde yaşadığı sıkıntıları paylaşmaktadır. Aşağıda bununla ilgili 2 örnek mevcuttur.
Bir grup üyemiz çocuğu ile ilgili şu durumu paylaşmıştır:
“Bizim için ödev tam bir kabus.Bu günümüzden örnek vereyim. Sabah elinde “100 adımda bilim” kitabıyla kahvaltıya oturdu. Kahvaltı sonrasında “zihni sinir projeler” kitabını büyük bir keyifle inceledi. Bir proje de kendisi çizdi. Basket kursuna gitti. Geldiğinde çok yorgun olduğunu ödev yapamayacağını söyledi, ancak bu esnada “icatlar” kitabını okudu. Elinde bir kağıt kalem fizik kimya birleşiminden iki proje daha çizdi. Ödevini hatırlattıkça başka başka kitaplar okudu. Sonrasında ikna oldu tek işlem yapmadan matematiği kafasında çözerek sonuçlarını yazdı. İşlem yap oğlum dediğimde tepki gösterdi. Okuldaki mutlu bir anınızı yazın ödevine yok yazdı. Enerji tasarrufuna ilgili ödeve kimyasal formüller kullanarak şekiller çizdi su olmazsa karbondioksit olur kuraklık olur anlamına gelen bir proje çizdi vb…En büyük problemimiz yazı yazmak .Okula düz yazı yazmayı bilerek gitti. El yazısına öğretmeni tarafından zorlandı, tepki gösterdi. Öğrendi ama yazı yazmayı bıraktı. Ödevleri gereksiz tekrarlar olarak görüyor ve sınıftada yazı yazmayı reddediyor. 10 kıta İstiklal Marşı ezberle ödevini çok sevdi ezbere biliyordum dedi. Tüm kıtaların anlamlarını araştırdı özenle, bir çıktı alıp çantasına yerleştirdi. Osmanlı devletini kimler yönetiyordu sorusuna padişah vezir ve sultanlar yanıtını verdi. Sultanlar kelimesini bir türlü kaldırtamadım, o zaman kadın ya da hatunlar diyebiliriz dedi. Bugün ödev okuması gereken “boz sıpa” kitabını okumayı red etti. Yatarken rahatsız oldu birlikte tiyatrolandırarak okuyalım dedi. Bütün kitabı bana okuttu. Ödevlerinin bitmesinin rahatlığı ile uyudu.”
Diğer bir grup üyemiz anaokulunda yaşadığı şu durumu paylaşmıştır:
“Oğlum 2 yaşında kendince resim yapmaya başladı. Ancak renkleri ögrenmek konusunda inatçıydı. Sürekli siyah boya kullaniyordu. Renkli yapmasını istedigimde kabul etmiyor bildigini okuyordu. 3,5 yasinda yuvaya gönderdim. 3 gun sonra eve geldiginde yuvaya gitmek istemediğini, yuvada kurallar olduğunu onun özgürlük istedigini söyledi. Ozellikle resimlerinde renk kullanmasi icin baskı yapıldığını fakat bunu istemediğini belirtti. Ben de öğretmenleriyle konuştum, oğlumun surekli siyah tercih ettigi icin (giysileri için de gecerliydi) depresif olmasindan endise ettiklerini soylediler. Ama hayir oğlum mutlu bir cocuktu. Ben renk konusunda israr edilmemesini istedim. Zor da olsa format dışı uygulamayi kabullendiler. Gerci farketmeyecekti, oğlum kararlari konusunda dirençlidir daima.  Sonuc olarak siyah boyayla yapilan ciziktirmeler yavas yavas muhtesem kara kalem tablolara dönüştü. Halen renk kullanma konusunda hevessiz olsa da özellikle Van Gogh tablolarini taklit etmekten keyif aliyor.”
Bu 2 örnekde de velilerimiz çocukları için uygun yolları kendileri bulmuşlardır. Bazı çocuklarımızın aileleri ise uygun yolları bulamamakta, sonuç olarak okulda uyumsuzluk yaşayan çocuğun  tasdiknamesi verilerek okuldan uzaklaştırılmaktadır. Ne kadar acıdır ki geleceğimiz için bu kadar önemli olan potansiyeller anlaşılamadıkları için harcanmaktadır. Aile ve çocuk hak ettiği eğitimi alamadığı gibi çoğu zaman okul idaresi tarafından kötü davranışa maruz kalmaktadır.
Hedefimiz
Üstün yetenekli çocukların ailelerini bu konuda bilinçlendirmek.  Bu şekilde ailelerin eğitim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak, donanımlı , yetkin anne-babalar olabilmelerine imkan vermek  bununla birlikte verimli, sağlıklı, mutlu ve kendini gerçekleştirebilmiş çocuklar yetiştirmek.

Çocuğumuza zeka testi yaptırdık ve üstün yetenekli çıktı, şimdi ne olacak?
İşin bundan sonrası gerçekten zor, çünkü bu konuda velilerin kafası oldukça karışık. Biz de tam  bu alanda ailelere uzmanlarımızla ve deneyimlerimizle yardımcı olmak istiyoruz.

Neler yapacağız?
Şubat ayında ilk veli toplantımızı gerçekleştireceğiz. Uzman sunumunun ardından veli sıkıntıları, eğitim süreçlerinde yaşanan zorluklar vb. aklınıza gelebilecek her türlü konuda veli paylaşımları olacaktır. Velilerimizin sorduğu sorular uzman tarafından cevaplanacak ve deneyimler paylaşılacaktır. Toplantılarımız tüm anne-babalara açık ve ücretsiz olacak, isteyen herkes katılabilecektir. Çocuğuna test yaptırmış olan anne babaların yanında bu konuya ilgi duyan, çocuğuna test yaptırıp yaptırmamak konusunda kararsız olan veya sadece destek vermek isteyen diğer anne babaları da toplantımıza bekliyoruz.
Thomas JEFFERSON’un dediği gibi “en büyük eşitsizlik , eşit olmayanlara eşitmiş gibi davranmaktır”.
Üstün yetenekli çocukların topluma faydalı insanlar olabilmeleri için bilinçlenmiş ebeveynlere ve üstün yetenekli çocuklara uygulanan özel eğitime ihtiyaç vardır. Bu aynı zamanda anayasal bir haktır. Bu oluşumda bize destek olmak isteyenleri mutlaka facebook grubumuza üye olmaya davet ediyoruz.  Yaşamı farklılıkları ile kabul eden herkesin desteğini bekliyoruz, sevgilerimizle…

Twitter adresi: ÜYÇ AİLE PLATFORMU    @UYCAP
Email: flzgnsr@gmail.com