2 Seneyi aşkın zamandır haftalık süt tüketimimizi çok sevgili Aysun'un çiftliği, Gündönümü Çiftliği'nden karşılıyoruz. Herkes gibi benim de çiğ sütün hijyeni, hastalıklara açık olması gibi endişelerim vardı ancak Aysun'un 7 senedir hastalıklardan arı sürüsü ve hep sevgi dolu bahsettiği kızlarıyla ilgili bilgi edindikçe endişelerim dağıldı. Zaten çocukluğumuzda hep mahallenin sütçüsünden açık süt alırdık o zamanlar şimdiki kadar sorgulamıyorduk her şeyi ve dedikleri gibi henüz bu kadar kirlenmemişti dünya...
Aysun, Çerkezköy'de 35 dönüm arazisi üzerine kurulu çiğ süt üreten Göndönümü çiftliğinin, insana pozitif enerji depolayan güzel sahibesi, kendini Aysun the sütçü diye takdim ediyor :) Çiftlik esasen büyük süt markalarına çiğ süt sağlıyor bunun yanı sıra, parekende tüketicelere de çig süt ulaştırabilen başarılı bir sistemleri var. İstanbul'u belirli bölgelere ayırmışlar haftanın her günü başka bölgeye dağıtım yapiyorlar, sistem şöyle işliyor size teslimat gününüzden bir gün önce sms ile çiftlikle ilgili kısa bilgi eşliğinde siparişinizin olup olmadığı soruluyor. O gün verilen siparişler ertesi gün adresinize teslim ediliyor. Eğer 4 hafta sipariş vermezseniz sms sisteminden çıkıyorsunuz.
Evimize gelen süt genellikle hemen o gün bir taşım kaynatılıp dolaba kaldırılıyor. Ertesi gün sütün üzerinde oluşan hatrı sayılır kaymak tabakasını bir süzgeçle toplayıp daha sonra Kuzey'in çorbasına makarnasına pilavına eklenmek üzere saklanıyor malum kilo sorunundan dolayı biz pek nasiplenemiyoruz bu enfes kaymaktan :) Kalan sütün bir kısmıyla yoğurt mayalıyorum, bir kısmını da içmelik olarak ayırıyorum. Eskiden muhakkak çikolatalı muhallebi de yapardım uzun süredir pek yapmıyorum açıkçası. Kendi mayaladığım yoğurdun harika lezzetini tarif edemeyeceğim yiyen bilir ancak :) Gerçekten "süt" içtiğimi hissediyorum Aysun'un sütünü içtiğimde. Zaten uzun ömürlü kutu sütleri oldum olası sevmez hep günlük süt kullanmaya çalışırdım artık çiğ süte alışmış biri olarak hiç kutu sütü eve sokmuyorum.
Aysun'un süt dağıtımı yaptığı kişileri dahil ettiği bir de mail grubu var; burada yoğurt mayalamanın püf noktalarından, peynir yapımına süt kullanımına dair yazışmalar yapiliyor. Ben çok faydalanıyorum bu yazışmalardan, hatta bir gün bir üye online dondurma yapımını anlattı adım adım herkes yaptı dondurmasını afiyetle yediler :) Mail grubundaki bilgiler sayesinde artık bozulan sütü dökmüyorum hemen ocaga koyup tuz limon eşliğinde kestiriyorum harika peynir elde ediyorum ve evet itiraf ediyorum kendimi bunu yapabildiğim için çok başarılı zannediyorum :))
Aysun her senede bir kaç kez olmak üzere piknik düzenliyor bu sayede bizim gibi süt alanlar işletmeyi daha yakından tanıyor, kızları görüyor ve birbirimizle de tanışmış oluyoruz. İşte 27 Mayıs'ta katıldığımız piknikten fotoğraflar;
Çocuklar çiftliğe varır varmaz aaa kelebek aa kertenkele diye sevinerek şehir çocuğu olduklarını hemen belli ettiler.
 |
| İşte mAysun kısa bir hoş geldiniz konuşmasıyla çiftliği tanıttı. |
 |
| İneklerin yem harici beslendiği kuru ot karışımı, cocuklar hemen gidip kurcaladı tabi ki :) |
|
|
 |
| Aysun'un kızları |
 |
| gerçekten pek bir güzeller |
 |
| ilk başta ineklere dokunmaya çekinen zıpırlar sonra onları sevmeye doyamadılar :) |
 |
| Hem sevmek istiyor hem çok tedirgin :) |
 |
| Aysun çocukları tek tek omzuna alarak kızlarının arasında dolaştırdı. |
 |
| minicik yavruları beslemekten o kadar zevk aldı ki |
 |
| Aysun Hanım sağım aşamasını ve sütün depolanmasını anlatıyor Zıpırcanlarda arkada keşif yapiyor |
|
 |
| Her sağımdan önce ineklerin memelerinin temizliğini anlatıyor |
|
 |
| Aysun çocukları tek tek omzuna alarak kızlarının arasında dolaştırdı. |
 |
| Çiftliğe kadar gidilmiş ineklerle tanışılmış geriye sütü lıkır lıkır içmek kalıyor |
 |
| Herkesin nefis şeyler hazırladığı ortak masadan görüntü |
|
 |
| Dönüş yolunda babayı arkada çocuklarla oturmaya ikna etmek çok akıllıca oldu :) Yoksa 2 saat 18kg Kuzey'i benim taşımam gerekecekti :) |
Çiftlikte tanıtım turu attıktan sonra ortak alanda herkes bulduğu masaya kuruldu ben pek doğa yaşamına uyumlu olmayan biri olarak her yeri basmış tırtıllardan pek tedirgin oldum sürekli üzerime tırmanıp durdular :) Ama tırtıllara ve kene ihtimaline rağmen Aysun ile tanışmak çok keyifliydi, çok zor ve meşakatli bir iş yapiyor gerçekten. Yaptığı işi ne kadar sevdiği her kelimesinden hatta yüzünün ifadesinden dahi belli oluyor. Daha tanımadan sevdiğim Aysun'u artık daha çok seviyor ve takdir ediyorum, iyi ki var.
Eğer siz de Aysun the Sütçü'nün güzel sütlerine ulaşmak isterseniz mail atabilirsiniz.
aysunthesutcu@gundonumu.biz.tr
Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Elinize sağlık.
YanıtlaSilBir diğer müdavim anne Çiğdem
www.oglakkizlari.blogspot.com
Çiğdem teşekkür ederim :) bir gün herkes bu sütlerin müdavimi olacak!
YanıtlaSilYa herşey çok güzel de, araba koltuğu dikkatimi çekti? Öyle arka koltukta, kucakta mı yolculuk yapıyor kuzu? Bence kutu süt ne denli tehlikeliyse, bu da ondan bile fazla tehlikeli bir durum. keşke araba koltuğunda otursaymış dedim kendi kendime nacizane!
YanıtlaSilsevgiler...
Dağlar kızı merhaba, Kuzey 3,5 yaşında heralde bu yaşına kadar araba koltuksuz en fazla 3 kere yolculuk yapmıştır o gün trafik adım adım ilerliyordu yaklaşık 3 saatte döndük bu yüzden kucağa transfer oldu. Oto koltuğunun gerekliliği konusunda kesinlikle hem fikirim çocukların emniyeti her şeyden önemli arada kaytarmaya da izin vermemek lazım aslında.
YanıtlaSil