17 Ocak 2012 Salı

Dukan sen çok yaşa!


Genel olarak akım haline gelen diyetlere hiç bir zaman ilgi duymadım aksine bu tür "moda" diyetlerden hep uzak durmuştum. Dukan ile tanışıncaya kadar... Dukan son yıllarda çok meşhur olan karbonhidrat rejimi uygulayıcılarından protein ağırlı diyetlerden. Ofisimizde bu diyeti uygulayıp hızla kilo verdiğine şahit olduğum iş arkadaşım sayesinde tanıştık Dukan Amca ile.

Dukan'ın prensibi alışıla gelmiş diyetisyenlerin çok uzağında; size diyet boyunca neler yiyebileceğinizi bildiriyor ve serbest olanların listesini veriyor. Bu liste haricinde her şey yasak! Bu listeye sadık kaldığınız sürece miktar, ögün kısıtlaması yok.

Dukan Diyeti 4 aşama'dan oluşuyor;

1.Atak Evresi (2-10 gün arası süren sadece protein ile beslendiğiniz evre)
2.Seyir Evresi(Protein ve Sebze düzenini sağladığınız ideal kilonuza ulaşana kadar sürecek evre)
3.Güçlendirme Evresi(Verdiğiniz her kilo için 10 gün sürecek evre)
4.Koruma Evresi (Verdiğiniz kiloları bir daha almamayı garantileyeceğiniz evre)

Bir kere "bu diyeti yapmak için kesinlikle kitaba sahip olmalısınız" diyenler sonuna kadar haklı. Sakın kitapta size listeler sunacağını her şeyin açık seçik yazacağını zannetmeyin. Unutmayın ki bu kitap size bu diyetin mantığını anlatıyor, çerçevesini çiziyor. Her sorunuzun cevabını kitapta bulamazsınız ama eğer kitabı gerçekten detaylı okursanız her soruyu kendiniz cevaplayabilirsiniz.

Ben tek tek evreleri yazmayacağım bunu çok güzel yapan siteler var. Mesela dukandiyetim sitesinde diyetin ana hatlarına ulaşabilirsiniz. Sitedeki tarifler çok güzel sitenin sahibesi Simla'da izlenimlerimce çok tatlı biri, her soruyu sabırla cevaplıyor ve çok ilgileniyor.

Ben kendi Dukan hikayemi anlatacağım. 26 Aralık 2011'de başladım diyete ve 5,5 günlük atak evresini yaptım. 5,5 gün çünkü son gün yılbaşı akşamıydı ve biz anneme davetliylik bütün gün diyete sadık kaldık ancak akşamında tatlı ve kuruyemişten uzak durarak serbest her şeyden yedik.

Öncelikle kilomu yazamayacağım ama şunu belirtmek zorundayım Morbid Obezite sınırında bu diyete başladım. Bu yüzden yaklaşık 50 günde 10 kilo verdim malum kilo fazlası ne kadar çok ise başlangıçta o kadar hızlı kilo veriliyor.

Dukan diyeti zor bir diyet yapanların yaşadığı olumsuzluklar ilk zamanlar baş ağrısı, ağız kuruluğu, ağız kokusu ve mutsuzluk. Bende olumsuz etkilerin hiç biri olmadı mutsuzluk arada oluyor yalan söylemeyeyim.



Sabahları Dukan diyetiyle tanışmış olduğumuz yulaf kepeği ile krep yapiyorum. Yanina ya light peynir ya da omlet yapiyorum.


Krebin Tarifi Şöyle;
2 Kaşık yulaf kepeği
1 Yumurta
1 çaybardağından biraz az süt
Yulaf kepeği ile sütü karıştırın kepeklerin şişmesi için biraz bekleyin yumurtayı ekleyip güzelce çırpın ve krep tavasında arkalı önlu pişirin.

Ayrıca Dukan ekmeği'ni de yeni keşfettim çok başarılı;

16 kaşık yulaf kepeği
2 su bardağı yoğurt
2 yumurta
Çok az tatlandırıcı
Yarım çay kaşığı tuz
3 yemek kaşığı süt
1 yk kaşığı yağ
1paket kabartma tozu

Ölçüleri yarı yarıya azaltabilirsiniz. Hepsini karıştırıp dikdörgen kek kalıbının altını çok az yağladım ve peçeteyle sildim üzerine azıcık un serpmek lazım altının yapışmaması için. Kalıba karışımı döküp önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 25-30dk pişiriyorum.

Aralarda acıktığımda yemek için ofisde ki buzdolabınaa Bim'den aldığım Aknaz marka lightpeynirden(%2,5yağlı) , light süt, light yoğurt, apikoğlu dana jambon(%3 yağlı) ve activa depoladım. Activa günde sadece 1 tane yiyorum diğerlerinden acıkınca yiyorum.

Öğle yemeği; Biz ofiste 4 kişi aynı anda Dukan yaptığımız için çok şanslıyız öğle yemeklerini yediğimiz cafeden rica ettik bize her gün dukana uygun çorba yapiyor; terbiyeli tavuksuyu çorba, köfteli yoğurt çorbasını dönüşümlü olarak pişiriyorlar.
Yanına o gün protein günüyse köfte ya da tavuk ızgara, Sebze Protein (SP) günü ise salata ya da sebze yemeği yiyorum.

Akşam; Öğlenin aynısı oluyor genelde evde ne hazırlıyabilirsem onu yiyoruz. Çoğu zaman ızgara tavuk ya da dana biftek yapiyoruz. Kimi zaman yumurtalı ıspanak güzel bir anternatif oluyor.

Tatlı krizleri için internette tatlandırıcı ile yapılan bir çok tatlı tarifi var açıkçası hiç biri benim damak tadıma uymadığı için ben yapmıyorum. Sabahları krepe 1 tatlı kaşığı diyabetik reçel sürüp yiyorum. Normalde dukan da yok ama benim tatlı isteğimi oldukça törpülediği için haftada 2-3 gün birer kaşıktan bir şey olmaz diye kendimi inandırdım :)

Protein diyetinin en büyük sakıncası böbreklere çok yükleniyor olması, bu yüzden bol su içmek çok önemli, belirli aralıklarla idrar tahlili yapip ürenin yükselip yükselmediği de kontrol edilmeli.

Diyetin en zor yanı hedef kiloya varana kadar hiç meyve yok, kuruyemiş yok, nişastalı sebzeler (bezelye,patates)yok ve bakliyat yok. Meyvesizlik benim için çok ciddi sıkıntı fındık ceviz vermemesi de bunaltıyor hep peynir ye süt iç nereye kadar. Ama çok hızlı kilo verdiriyor ve çok hızlı vucut şekil alıyor.

Dukan amcanın benim seyir evrem için ön gördüğü tarih Ekim 2012. Bu tarihe kadar 1 gün P birgün SP devam etmem gerekiyor meyvesiz, bakliyatsız, kuruyemişsiz, tatlısız. Bakalım kilo vermenin mucizevi motivasyonu bu olumsuzlukları bertaraf edebilecek mi? Sonuna kadar bu diyete devam edebilecek miyiz göreceğiz.

10 Ocak 2012 Salı

SESLE KİTAP


Son zamanlarda bir an önce arabaya binmek istiyorum:) Zaten araba kullanmayı oldum olası çok severim. Bazılarına araba kullanmak zul gelir, bense araba kullanırken resmen rahatlıyorum ve çok keyif alıyorum. Artık eşim sayesinde keyfime keyif katıldı:) Sevgili eşim kitap alışverişimiz sırasında -ki ben o anda klasik Kuzey'e kitap seçiyordum- seslekitap CD'lerini gördü ve hemen Oz Büyücüsü 'nü alıverdi. Ben klasik bir Evrim tavrıyla başta burun kıvırdım; "Aman araba kullanırken kitap mı dinlenirmiş" dedim ve hiç ilgilenmedim. Eşim hevesle anlatıp duruyor; çok zevkli, bayıldım, harika bitsin hemen yenilerini alayım vs diye. Kendisi dinledi bitirdi sonra bana verdi bu guzide CD'yi ve olan oldu, BAYILDIM!
Bir kere Oz büyücüsü'nü zaten çok severdim ama yıllar olmuş kitabını okuyalı neredeyse yarısını hatırlamıyorum. Hikaye çok güzel ve ayrıca seslendiren Mehmet Akay gerçekten çok başarılı. Oz büyücüsü 24 bölümden oluşuyor toplam süresi 4 saat 14 dakika. Resmen arabadan inerken oyalanıp bölüm bitsin öyle ineyim diye düşünüyorum ve heycanlı bir yerde kaldıysam bütün gün aklım orda kalıyor! Akşam biner binmez hemen açıyorum :) Oz büyücünü bitirdim şimdi sırada Aşkın Gözyaşları var, kitabını almıştım ama bir türlü başlamaya vakit bulamamıştım şimdi arabamda miss gibi dinleyeceğim :)
Kitap seçenekleri çok bol kişisel gelişimden masala, politikadan çocuk kitaplarına kadar bir çok seçenek var. Genel olarak aslında kitabı kitap gibi elimde tuta tuta okumayı çok severim, ki eşim Kindlle almak istediğinde baya bir eleştirmiştim. Sonra internetten gazete okumaktan hiç hazzetmem, sadece ne var ne yok diye hızlıca okur geçerim. Gazetenin elde kıvrıla kıvrıla okunanını matbaa kokanını severim. Ama bu kitap dinleme işi beni benden aldı. Benim gibi akşamları iki sayfa okumaya vakit bulamayan insanlar için şahane bir buluş :)
Şiddetle tavsiye ederim, benim gibi sakın burun kıvırmayın alın dinleyin mutlu olun :)

3 Ocak 2012 Salı

bir dolap kitap

Son zamanlarda en severek takip ettiğim sitelerin başında BDK geliyor. BDK ne midir Bir dolap Kitap'ın kısaltılmış hali :)

Gerçekten siteyi ilk keşfettiğimde içimden sıra sıra birbirinden farklı duygular geçti, mutluluk, kıskançlık, fesatlık, takdir, aşırı takdir :) BDK sitesinin sahipleri Banu ve Yıldıray çok tatlı bir çift, bol bol çocuk kitabı okuyorlar ve okudukları kitapları harika bir dille anlatıyorlar. Yani artık çocuğuma hangi kitabı alsam, ay yiğenime, kuzenime falancanın çocuğuna ne hediye alsam, nasıl bir kitap alsam derdine son! Hemen giriyorum BDK'ya kitapları oku oku dur :) Bazen oğluma mı kitap alıyorum kendime mi karışıyor :)
Ayrıca BDK facebook ve twitter'da çok aktif yer alıyor :) Genelde her akşam çocuklara hangi kitapların okunduğunu soruyorlar ve çoğu zaman yorum bırakanlara çekilişle hediye veriyorlar henüz şans bize gülmedi ama elbet bir gün gülecek :)

Gerçekten iki insanın böyle güzel bir projeyi hayata geçirmesini inanılmaz takdir ediyorum, ne kadar harika bir iş yapiyorlar değil mi? Sitenin faydalarını, benim hayatımı ne kadar kolaylaştırdığını bir yana bırakıyorum ve kendimi onların yerine koyuyorum ben bu işi yapsam çooook zevk alırdım, içi doluu doluu hatta dopdolu bir iş :)

Bu arada BDK'nın başka faydaları da oluyor, her derde deva bir site :) Twitter üzerinden sayelerinde -amanda acaba bdk kimleri takip eder ne yer ne içer diye göz atarken- cizgicocukatöltesi ile tanıştım ve onlara da bayıldım :) Oğlumuz haftada bir gün çizgi çocuk atolyesine devam etmeye başladı bile bu tamamen ayrı bir yazı konusu olarak ilerleyen günlerde gündeme gelecek.

Ve unutmadan harika kataloglar hazırlıyorlar, kitap fuarı ve yeni yıl için hazırladıkları kataloglar birer harika, mutlaka sık sık göz atmak gerek.

Biz BDK da neleri inceleyip de bayılıp aldık ve aldığımıza çoook memnun olduk diye sorarsanız işte şunlar :) Henüz almadığımız ama listemize eklediğimiz kitapları yazsam 20982384 sayfa tutabilir :) (Tamam abarttım yine)

Not: Aşağıdaki kitap isimlerine tıklarsanız doooğru BDK'nın ilgili yazısına gidersiniz.


ELMER

Bütün filler gri ama bizim Elmer rengarenk...










KOYUN RUSSEL

Herkes uykuya daldı peki ya Russel?









UYKUSUZ BİR GECE

Baba ayı evde hangi sesleri duyuyor ?









AÇ TIRTIL

Bu tırtıl karnını nasıl doyuracak ? :)

Güle Güle Biberon



Çocuk yetiştirmek gerçekten de ateşten gömlek giymek demek. Bugün ki davranışlarımızın yarın nasıl sonuçlarını olacağını bilemiyor olmak kimi zaman beni korkutuyor. Biz Kuzey'in gece beslenmelerini hiç kesmedik. Çoğu çalışan annenin başına geldiği gibi, bizim de oğlumuz zahmetli olan anne memesinden sütü emmek yerine, kolay olan biberondan beslenmeyi seçerek yaklaşık 5 aylıkken annesütünü bıraktı. Biz de aman çocuk zaten annesütü alamıyor beslensin, besili çocuk sağlıklı çocuktur gibi kültürümüzün kodladığı, bilinçaltına yerleşmiş bilgiler doğrulusunda 1 yaşına kadar mama, 1 yaşından sonra süt vermekte bir sakınca görmedik. 3 yaşına kadar gecede 2-3 biberon (yani yaklaşık 750ml) süt üçti. Evet doktorlar gece beslenmesine çok kızıyorlar, evet tok karınla uyumanın çok zararlı olduğunu söylüyorlar, ve evet dişleri için de çok sağlıksız! Ama benim oğlum sütü çok seviyor ve biz buna engel olamadık. Aynı zamanda Kuzey çok hastalanan bir çocuk, her annenin dert yandığı hastalanınca günlerce yemek yememe durumuna karşı bizim silahımız süt oldu her zaman! Ne kadar hasta olursa olsun hiç bir şey yiyemese de o sütü içer, biz de oh en azından aç kalmadı diye düşünürdük.
Peki şimdi durum ne ? 3 yaşına gelmiş, gecede en az 3 en fazla 10 kere uyanan sürekli süt isteyen, ilgi isteyen, yanında uyunulmasını isteyen bir çocuk;
gecede ortalama 4 kere uyanıp son 3,5 senedir ne zaman akşam yatıp sabah kalktığını hatırlamayan sabahları hep agresif hep öfkeli uyanan, işe yorgun giden, sinirleri yıpranmış bir anne ve bu tarife yakın bir baba yarattık kendi ellerimizle. Ve artık buna bir dur deme vakti geldi.

Biz dün gece itibariyle biberonu hayatımızdan çıkardık. "Polis amcaların biberonları küçük bebeklere vermek için topladığını"söyledik. Evin her köşesini gezerek biberonların evde olmadığını gösterdik. Onun büyüdüğü ve artık gece süt içmesine gerek kalmadığıyla ilgili bütün gece anlattık da anlattık. Yatarken süt istemedi, gece ise bir kere mırıldandı babası uykusuna devam etmesi için yardımcı oldu ve bir süreliğine yanına yattı ilk atağı savuşturmuş olduk :) Beklenen tepki saat 5.00 civarı geldi ve sütt sütt diye ağlamaya başladı. Biberonun evde olmadığını ama isterse bardakla süt içebileceğini söyledim tabi ki önce reddetti biraz ağladı, masal anlatmamı istedi, bardaktan süt içmeyi denedi, kırmızı pipet istedi, pipetle süt içmeyi denedi :) ama zor gelince onu da istemedi bir yarım saat mücadele ettikten sonra uyumayı başardı.

Sanırım biz de bu işi başardık, tabi ki bu iş bir günle olacak iş değil, bir süreç yaşayacağız ancak bu süreci göze alıp sıkıntılarını ailece göğüsleyip aşacağız. Bu geçiş süresini göze almadıkça çığ gibi büyümeye devam ediyor sorunlar.
Bugün yuvasını arayıp öğretmenimize dün gece süt içmediğimizi ve normal gecelere göre çok daha az uyandığımızı söyledim. Malum çocuklar öğretmenlerinden çok etkileniyorlar ve sözlerini çok dinliyorlar, bugün öğretmeninden de takdir almak ve arkadaşları tarafından alkışlanmak umarım oğlumuzu daha da motive edecektir.

Ben ettim siz etmeyin notu :) Hem çocuğun hem annenin sağlığı için çocuklarda gece beslenmesinin kesinlikle çok daha erken yaşlarda kesilmesi gerekiyor. Başta bu süreci ertelemek insanı rahatlatmış gibi görünsede ileride bizim yaşadığımız gibi çok daha zorlu bir sürece sokuyor insanı.