
Çocuk yetiştirmek gerçekten de ateşten gömlek giymek demek. Bugün ki davranışlarımızın yarın nasıl sonuçlarını olacağını bilemiyor olmak kimi zaman beni korkutuyor. Biz Kuzey'in gece beslenmelerini hiç kesmedik. Çoğu çalışan annenin başına geldiği gibi, bizim de oğlumuz zahmetli olan anne memesinden sütü emmek yerine, kolay olan biberondan beslenmeyi seçerek yaklaşık 5 aylıkken annesütünü bıraktı. Biz de aman çocuk zaten annesütü alamıyor beslensin, besili çocuk sağlıklı çocuktur gibi kültürümüzün kodladığı, bilinçaltına yerleşmiş bilgiler doğrulusunda 1 yaşına kadar mama, 1 yaşından sonra süt vermekte bir sakınca görmedik. 3 yaşına kadar gecede 2-3 biberon (yani yaklaşık 750ml) süt üçti. Evet doktorlar gece beslenmesine çok kızıyorlar, evet tok karınla uyumanın çok zararlı olduğunu söylüyorlar, ve evet dişleri için de çok sağlıksız! Ama benim oğlum sütü çok seviyor ve biz buna engel olamadık. Aynı zamanda Kuzey çok hastalanan bir çocuk, her annenin dert yandığı hastalanınca günlerce yemek yememe durumuna karşı bizim silahımız süt oldu her zaman! Ne kadar hasta olursa olsun hiç bir şey yiyemese de o sütü içer, biz de oh en azından aç kalmadı diye düşünürdük.
Peki şimdi durum ne ? 3 yaşına gelmiş, gecede en az 3 en fazla 10 kere uyanan sürekli süt isteyen, ilgi isteyen, yanında uyunulmasını isteyen bir çocuk;
gecede ortalama 4 kere uyanıp son 3,5 senedir ne zaman akşam yatıp sabah kalktığını hatırlamayan sabahları hep agresif hep öfkeli uyanan, işe yorgun giden, sinirleri yıpranmış bir anne ve bu tarife yakın bir baba yarattık kendi ellerimizle. Ve artık buna bir dur deme vakti geldi.
Biz dün gece itibariyle biberonu hayatımızdan çıkardık. "Polis amcaların biberonları küçük bebeklere vermek için topladığını"söyledik. Evin her köşesini gezerek biberonların evde olmadığını gösterdik. Onun büyüdüğü ve artık gece süt içmesine gerek kalmadığıyla ilgili bütün gece anlattık da anlattık. Yatarken süt istemedi, gece ise bir kere mırıldandı babası uykusuna devam etmesi için yardımcı oldu ve bir süreliğine yanına yattı ilk atağı savuşturmuş olduk :) Beklenen tepki saat 5.00 civarı geldi ve sütt sütt diye ağlamaya başladı. Biberonun evde olmadığını ama isterse bardakla süt içebileceğini söyledim tabi ki önce reddetti biraz ağladı, masal anlatmamı istedi, bardaktan süt içmeyi denedi, kırmızı pipet istedi, pipetle süt içmeyi denedi :) ama zor gelince onu da istemedi bir yarım saat mücadele ettikten sonra uyumayı başardı.
Sanırım biz de bu işi başardık, tabi ki bu iş bir günle olacak iş değil, bir süreç yaşayacağız ancak bu süreci göze alıp sıkıntılarını ailece göğüsleyip aşacağız. Bu geçiş süresini göze almadıkça çığ gibi büyümeye devam ediyor sorunlar.
Bugün yuvasını arayıp öğretmenimize dün gece süt içmediğimizi ve normal gecelere göre çok daha az uyandığımızı söyledim. Malum çocuklar öğretmenlerinden çok etkileniyorlar ve sözlerini çok dinliyorlar, bugün öğretmeninden de takdir almak ve arkadaşları tarafından alkışlanmak umarım oğlumuzu daha da motive edecektir.
Ben ettim siz etmeyin notu :) Hem çocuğun hem annenin sağlığı için çocuklarda gece beslenmesinin kesinlikle çok daha erken yaşlarda kesilmesi gerekiyor. Başta bu süreci ertelemek insanı rahatlatmış gibi görünsede ileride bizim yaşadığımız gibi çok daha zorlu bir sürece sokuyor insanı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder