24 Şubat 2012 Cuma

Anaokulumuz!


İlk yaşadığımız olumsuz anaokulu tecrübesinden sonra tamamen ama tamamen tesadüf eseri yeni okulumuzu bulduk. Yürüyüş yaparken evimize yine uzak olmayan bir sokakta şimdiki okulumuzun yanındna geçerken daha evvel orda bir okul olduğunu farketmediğimizi farkettik :) Şansımıza haftasonu olmasına rağmen okulun içinde bir hareketlilik vardı hemen daldık içeri, meğer o gün veli toplantısı varmış. Yuvanın kurucusuyla görüştük. Bir kere sonderece kendine güvenli ve azimli bir öğretmen Hikmet Öğretmen. Bize okuldan ana hatlarıyla bahsetti. Bir kere okulda sınıflar için yaş gruplarının olmadığını, karışık yaş grubu sınıflarda büyük abi/ablalarından da öğrendiklerini, küçük kardeşlerine de abilik yaparak abi-kardeş, usta-çırak ilişkisiyle de kendilerini geliştirdiklerini anlattı. Çocuklara kesinlikle tabldot tarzı yemek verilmediğinden, yemeklerin masaya geldiğinden ve çocukların hangi yemekten ne kadar yiyeceklerse kendilerinin seçtiklerinden ve tabaklarına koyduklarından bahsetti ve beni hemen tavladı. Çocukların öğretmenlerinden izin alarak, farklı sınıflarda yapılan resim, oyun, boyama, masal gibi etkinliklerden "kendi seçtiklerine" katılabileceklerini, yani kendi kararlarını verebileceklerini anlattı! Ne güzel! Okulu gezdik sınıflar çok büyük değildi ancak geniş bir hol vardı ve konuların burda işlendiğini öğrendik. Okulun bahçesi ise çevre okullara göre baya daha büyük benim için tek olumsuz yanı yerlerin suni çim halı kaplı olması. Okul içimize sindi ve pazartesi okulumuza başladık.

Yaklaşık 5 aydır gittiğimiz okulumuza bugüne kadar neredeyse günün her saati gittim. İşim gereği rahat çalıştığım için şanslıyım. Çocuğun sabah kahvaltısına da, öğle yemeğine de akşam 5 çayına da gittim. Hiç bir zaman yukarı çıkamazsınız, yok çocuğun dikkati dağılır, yok diğer çocuklar etkilenir demediler. Oğlum çok memnun resmen koşarak gidiyor okuluna, hatta yine ananede kaldığımız kimi günler ananesi bugün hava güzel senle gezmeye mi gitsek diye ayartmaya çalıştığında bile "olmaz anane ben okuluma gideceğim" diyor! Öğrendiği o kadar çok şey var ki okulda gelişimini gördükçe çok mutlu oluyorum.

Bugün bu yazıyı yazmama sebep olan ise sabah Kuzey'i yuvaya götürdüm hastalık yüzünden 4 gündür okula gitmiyordu ara verince sabahbirazbu naz yaparak benimde sınıfa gelmemi istedi. Beraber sınıfına gittik kahvaltı masasında arkadaşlarının bir kısmı kahvaltıya devam ediyordu biz de katıldık onlara. Masa bizim evde sabahları kurduğumuz masadan daha zengindi, bir sürahi süt,tereyağ, tahin-pekmez, reçel, beyazpeynir, kaşar peynir, zeytin ve masanın öbür ucunda duran kocaman Sarelle kutusu vardı. Önce sarelle'yi görünce tedirgin oldum hah şimdi bi onu yiyecek hiç bir şey yemeyecek diye düşündüm ki aşağıdaki diyalog gelişti,
-Anne ekmeğime tereyağı sürer misin?
-Tabi oğlum (Şoktayım tereyağ ekmek mi? nasıl yani?)
-Bir de tabağıma peynir koyar mısın kaşar peynir ama
-Peynirimi ve bunları bitirmezsem Sarelle yiyemem anne! (masada öğretmen yok ve diğer çocuklar tabaklarını bitirmiş Sarelleyi ekmeklerine sürüp götürüyorlar!!! Ve benim oğlum saldırmıyor!)
-Tereyağının üzerine reçel ister misin? (Fırsatları değerlendiren anne! he he )
-Evett isterim. (Ulan evde gösteririm ben sana derken nerde yanlış yaptığını sorgulayan anne!)
Tereyağlı reçelli ekmeğin sondna bir önceki lokmasını ısırdı elimde bir lokma varken sordum;
-Sarelle süreyim mi şimdi yeni ekmeğe?
-Önce elindekini bitireyim anne sonra yiyebilirim (Hönk!)

Evet aynen böyle evde haftasonları düzgün kahvaltı yapsın diye türlü türlü şebekliği yapan yumurta adamlar efendim türlü şaklabanlıklar yaparan yemek yediren ben oğlunun okulundaki kurallara etrafta öğretmeni olmamasına rağmen uyduğunu gördüğümde tabiki hemen kendi kendimi sorgulamaya başladım. Baştan kurallar koyarak ona hayatı kolaylaştırmak yerine ne çok hata yapmışım.

Konumuz yuvamızdı bir anda yine kendimi sorgulamaya geldi, ah bu annelik! Okula devam, yukarda anlattığım gibi kahvaltı sofrasını görmek, okuldaki kuralların çocuğa nasıl benimsetildiğini görmek beni gerçekten mutlu etti.

Okuldaki öretmenimiz gencecik pırıl pırıl biri çok sevgi dolu ve sakin. Her şeyle çok ilgileniyor ve Kuzey öğretmenini gerçekten çok seviyor. İşte canımız öğretmenimiz;



Çok güzel etkinlikler yapiyorlar hemen hemen her konuyu canlandırarak ve yaşayarak işliyorlar. Meslekleri işlerken okulun köşelerine dükkanlar açıyorlar, ayakkabıcı, tamirci, elektrikçi,kuaför...

Mesela okulda pazar kurdular, bizden haftalık pazar alışveriş listemizi istediler ve hal'e gidip toplu alışveriş yaptılar sonra çocuklar okul bahçesinde pazar kurdu ve hep birlikte sattılar. Yapılan organizasyon kesinlikle para kazanma amaçlı değildi pazardan aldığımız hemen hemen aynı fiyatlara getirdiler halbuki bu işten ciddi para kazanabilirlerdi. Okuldaki etkinlikleri sadece para kazanma aracı olarak görmemeleri beni mutlu etti.


Son olarak harika bir doğumgünü kutmalama törenleri var gerçekten hani kutlamış olalım diye değil doğumgünü olan çocuğa kendini ayrıcalıklı hissettirecek arkadaşlarıyla kutlamanın önemine vardıracak biçimde çok ince düşünülmüş ve organize edilmiş. İşallah başka bir yazıda detaylı anlatırım :)

Öğretmenimiz karnelerinin üzerine basılacak resim için çocukları tek tek boyadı;


Bu da karne aldıkları günden;


Biz aradığımız okulumuzu bulduk darısı herkesin başına :)

5 yorum:

  1. Montessori eğitim tarzına benziyor. Çok şanslısınız. Umarım biz de böyle bir okul bulabiliriz kızım için...

    YanıtlaSil
  2. Çokbilmiş, Montosori ile Emilio 'dan esinlenmeler var. İşallah gönlünüze göre, çocuğunuzun mutlu olacağı bir okul bulabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Evrim,sevindim gonlunuze gore bir okul bulmaniza:) Bizimki 23 aylik ama servisle okula giden cocuklari gordugunden pek bir hevesli okula gitmeye,okul okul diye soyleniyor umarim gercekten gideceginde de boyle istekli olur ve bizde sizinki bir okul buluruz:)) Bu arada benim blogumun adi sanslianne.blogspot.com oldu bilgine de sunayim:)
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Montessori değil, Reggio Emilia bu. Montessori ve alternatif eğitim sistem meraklılarının tanışmaktan çok zevk alacağı bir sistem, kesin. Hikmet Binzinger'in röportajı burada: http://alternatifanne.com/colun-ortasinda-bir-cicek-sakli-dunyam-anaokulu-reggio-emilia-egitim-sistemi/

    YanıtlaSil
  5. sorry, aber man kann es nicht als eine Schule benennen. Alles läuft in einem so großen Chaos! Es tut mir so leid wenn ich die Eltern sehe, die mit großen Hoffnungen einen Kindergarten aussuchen und dann auch so viel Geld ausgeben aber dann sowas rauskommt.

    YanıtlaSil